Öncelikle ben seriyi okumadım yalnızca ilk kitap özelinde yazacağım. Kitap fantastik roman okumaya yeni başlayanlar için süper çünkü ilk kitapta ne dünyanın derinliklerine giriliyor ne de ahım şahım şeyler yaşanıyor. İçerik olarak bence kesinlikle çok dağınık kalmış. Yazar yan karakterlere gereken değeri vereyim diye ana hikayeyi ilerletememiş gibi hissettirdi. Konusunun yanında maalesef yazım da tatmin etmedi. O geldi bu çıktı, bu çıktı o geldi, şu vurdu oradaki yıkıldı, buradaki vurdu ötedeki zıpladı şeklinde hızlı hızlı derinliksiz yazımlar vardı. Bu hızlı tempoya rağmen hikaye ilerlemiyor bunda hala fikrimi koruyorum. Şu an hiçbir karakterle bağ kuramıyorum çünkü onların karakterlerini çok çok az tanıyoruz. Hiçbir olay karşısında tam bir karakter gösterip net bir tepki verilmiyor, karakterler ortalama tipler olarak kalıyor. Kötü karakterlerin daha net duruşları vardı. Yazardan bağımsız editör ve çevirmen de bence kusurlu bir iş çıkarmış. De’leri ayırmamak, yazım yanlışları gibi artık gülünecek hataları editör tekrar gözden geçirirken çevirmen de rica ediyorum unuttuğu bir metni tekrar okusun, anlayabilecek mi merak ediyorum. İngilizce’deki kişilik eklerinin Türkçe’de olmadığını biliyoruz da kızın, adamın, kralın gibi kelimelerin de silindiğini bilmiyorduk. Kimin bacağı kimin kardeşi kimin saçı hiçbir şey belli değil, bir sonraki cümleden anlarsanız anlaşılıyor. Okunmaz mı okunur, akıyor. Ama gece yatmadan okuyacağınız yarısını unutsanız da toparlayabileceğiniz kadar yüzeysel bir kitap. Seriye şans vermem için daha fazla araştırma yapacağım.