Ömral pekdemir

Ömral pekdemir
@Neyzenavizeomral
Notre Dame Paris (kendim için notlar)
Notre dame'ın kamburu Özürlü bir bedende zihninde köreldiği doğrudur. (126) O devrin pek akla dayanmayan ve ince olmayan dindarlığı bir din hareketinin çeşitli yüzlerini göremezdi. İnsanlar durumu bir bütün olarak alır, onu yüceltir, gerekirse kurbanlar vererek kutsallaştırır, ama acıları irdelemez, insanlara acımazlardı. (177) Artık çalışamaz olmuştu, çünkü zevke düşünce tembelleşmişti. Tembelleştikçe zevke düşkünleşmişti. (185) Zavallı odam kanlar içindeydi, yüzbaşı boynunda bir bıçakla boylu boyunca yerde yatıyordu, kız yarı ölü gibiydi, keçi çok korkmuştu. "Tamam." dedim kendi kendime “Döşemeleri silmek on beş günümü alır. Hem de kazımak gerek, korkunç olacak." Yüzbaşıyı götürdüler. Zavallı genç adam! Kızı da götürdüler. Bekleyin, daha da kötüsü, ertesi gün işkembe almak için parayı almak isteyince yerinde kuru bir yaprak buldum. (287) Saint antoine, Paris Adliye Sarayı'nda, Louvre'da bu yer altı binalan hapishanelerdi. Bu hapishanelerin katlarda toprağa gömüldükçe daralıp karanlıklaşırdı. Bunlar korku derecelerine göre sıralanmış bölgeler gibiydiler. Dante cehennemi için bundan daha iyisini bulamamıştı. Bu zindanlar genel olarak Dante'nin şeytanı, toplumun da ölüme mahkûm olanlan yerleştirdiği fıçı dipli bir yer altı zindanının içine giderdi. Zavallı varlık bir kere buraya gömülsün, artık elveda güneş, hava, hayat. Oradan yalnızca idam sehpasına ya da odun ateşi için çıkabilir. (303) Sessizliği sonunda tutuklu kız bozdu! - Kimsiniz? Bir rahip. Bu kelime, vurgu, sesin tonu kızı ürpertti. Rahip boğuk bir sesle tane tane konuştu: Hazır mısınız? - Neye? - Ölmeye. Ah! Bu kadar yakın mı? -Yarın. ... -Yinede çok uzun diye mırıldandı. Bugün olsaydı ne fark ederdi onlar için? (306) - Sözümü kesme. Evet, mutluydum, en azından öyle olduğumu zannediyordum. Lekesizdim,
Kitap Alıntısı
Reklam
Stephen King - Diriliş
"İnsanoğlunun iradesi, Tanrı'nın iradesinin bir uzantısı ol malı," diye tekrarladım o akşam öğrendiğim dersi. "Ayrıca bir pilin pozitif ve negatif uçları bir telle birleştirilirse kısa devre olur." "Doğru," dedi babam. "O yüzden bir arabayı takviye kablosuyla çalıştırırken çok dikkatli olunmalı. Ama bunda bir Hıristiyanlık dersi göremiyorum." "Bir şeyi düzeltmek için yanlış bir yoldan gitmenin faydası olmayacağını anlatıyor."
Stephen King - Diriliş
Dünyadaki dertlerin yarısı, insanların "benim" demesinden kaynaklanıyor Jamie
Sefiller - Kumda boğulmanın tavsiri
Bretagne'in ya da İskoçya'nın bazı kıyılarında, sular çekildiğinde kıyıdan uzak bir kumsalda yürüyen biri ya da bir balıkçı aniden birkaç dakikadır yürümekte zorlandığını fark eder. Ayaklarının altındaki kumsal zift gibidir, tabanı yere yapışır, bu artık kum değil öksedir. Kumsal kupkurudur, ama atılan her adımın ardından ayak izinin içi su dolar. Zaten görüntüde hiçbir değişiklik yoktur; devasa kumsal bir bütün olarak sakindir, kumun görünümü aynıdır, zeminin sağlam olup olmadığını belli eden hiçbir şey yoktur; deniz bitlerinin küçük, neşeli bulutu yolcunun ayaklarını dibinde gürültüyle sıçramaya devam eder. Adam kıyıya yaklaşmak için yoluna devam eder. Endişeli değildir. Endişelenecek ne vardır ki? Ancak attığı her adımda ayaklarının ağırlaştığını hisseder. Aniden birkaç santim toprağa gömülür. Hiç kuşkusuz tekin bir yolda değildir, yönünü değiştirmek için durur. Aniden ayaklarına bakar. Ayakları kumun altında kaybolmuştur. Ayaklarını kumdan çekip geri dönmek ister. Arkasını döndüğünde, daha derine batar. Kum ayak bileklerine ulaşmıştır, kendini çekip sola doğru atılır, kum baldırlarına kadar çıkmıştır, sola doğru hamle yapar, kum dizlerindedir. O zaman büyük bir dehşetle bataklığı andıran bir kumsalda olduğunu ve altında insanın yürüyemeyeceği, balığın yüzemeyeceği korkunç bir zemin bulunduğunu anlar. Yükü varsa yere atar, batmak üzere olan bir gemi gibi safrasını hafifletir; ama artık zamanı kalmamıştır, kum çoktan dizlerinin üzerine çıkmıştır. Yardım ister, şapkasını ya da mendilini sallar, kum gitgide yükselmektedir; kumsal ıssız, sağlam zemin çok uzaktaysa, bu kumsalın adı kötüye çıkmışsa, yakınlarda kendini kurtaracak bir kahraman yoksa işi bitmiş, kuma gömülmeye mahkum olmuş demektir. Saatler süren, bitmek bilmeyen, insanı ayakta, özgür ve sağlıklıyken
Kitap Alıntısı