Kişinin kendisine, edebiyatı da satın alamazlar ya. O herkese açıktır. Kilise görevlisi de olsanız, beni çimenlerden uzaklaştırmanıza izin vermiyorum. İsterseniz kütüphanelerinizi istediğiniz kadar kapatıp kilitleyin; ama benim zihnimin özgürlüğüne vurabileceğiniz ne bir kilit, ne bir kapı, ne de bir sürgü var.
Kişi, hayatındaki en önemli kişinin kendisi, en önemli tanıklığın da kendi tanıklığı olduğnu farkedemeze hiçbir zaman hayatla ilişkisini doğru kuramaz.
Bu ülkede içindeki çocuk utanca boğulmuş ve bunalmış o kadar insan var ki! Ben onlara "yetişkin çocuklar" diyorum. İçi çocuk ama bedenen yetişkin... Bunlar kötü insanlar değiller ama her türlü kötülüğü de yapabilirler.