Hayatımızın aslında hayret verici bir masaldan farkı yok,diye düşünüyordum.Buna rağmen çoğu insan dünyayı gayet "normal" buluyor.Ve bunu dengelemek için,normal olmayan bir şeyler arıyorlar hep,melekler ya da Marslılar gibi.Çünkü dünya onlara hiç de bir bulmaca gibi görünmüyor.Oysa benim durumum çok farklıydı.Ben dünyayı garip bir rüya sayıyordum ve bu rüyanın ne anlama geldiğini bulmak için akla uygun bir açıklama aramaktaydım.
Tepemde yıldızlar,yelkenimle ulaşamayacağım uzak adalar gibi parlıyordu.Lübeck'teki anne-babamla aynı yıldızların altında olmak düşüncesi ne garipti...Aynı yıldızları görebildiğimiz halde,birbirimizden sonsuz ölçüde uzaktık.Çünkü yıldızlar haber taşımaz,Albert.Bu dünyada nasıl yaşadığımız umurunda değildir onların.