Nazlı Göksenin Kalender

SANTIGRAD 100
bir öpüşmenin tadını ağzında hep kuranlar doğamazlar sonsuz giysisini begonyanın bir çiçeğin açamazlığını duyarlar durmadan korkunç bir fırtına olarak yoğun bir buğu olarak kayıp gider sonunda birinci tekil kişi ve kokular uçup gider bir garip boşluk kalır o kokuyu anımsatan çiçeklerden yapraklardan oylumunu yitiren adamlardan öbür kalanlar için doyulmaz sanılan belki önemli değil ama çekip gidelim kedilerin kendilerinin olan akşamına
Sayfa 20·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
insanın kendini bir kentte sanması denizaltında bir ülkedir katlanır bükülür kıvrılır durur aşkın başı hoş değil zamanla çünkü ellerim ayaklarım suda ellerim ayaklarım suda su ellerimde ayaklarımda
Sayfa 17·Kitabı okudu
“İnsan,” diye yazmıştı Thoreau Walden’da, “hayallerine doğru güvenle yürüdüğü ve hayalindeki hayatı yaşamak için çaba gösterdiği takdirde gündelik hayatın akışı içinde aklına dahi gelmeyecek bir başarıya ulaşacaktır.” Aynı zamanda bu başarının, yalnızlığın bir ürünü olduğunu gözlemlemişti. “ Kendime yalnızlıktan daha iyi bir dost bulamadım.”
Sayfa 124 - Domingo·Kitabı okudu
Kara deliklere fazla yaklaşırsanız, yerçekimi kuvvetiyle sizi kendi karanlık, kasvetli gerçekliklerinin içine çekerler.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Out With - Auschwitz
10/10
·198 syf.··
2025 12. kitabı
Bir öneri üstüne okuduğum bir kitap değildi ama ismine sık sık rastlıyordum; Yıldızlar Saçıldığında çizgi romanını okuduktan sonra mülteci kamplarındaki insanların hikayesine tanık olmuştum. Ondan sonra chatgpt ile klasik bir konuşmaya girdik ve Yahudilerin kamplarından vs. konu açtım ( Dachau, Buchenwald ve ölüm kamplarından örneğin Auschwitz, Treblinka) gibi örnekler sıraladı. İçerik günümüzdeki Filistin sorunu gibiydi ve ilgim arttı. En başta bunları neden yaptıklarını sorguladım, filmlerini kitaplarını araştırdım ve daha önce detaylı araştırmadığım için utandım, bilmem gerektiğini düşündüm. Kitap Almanların Yahudilere yaptıkları zulmü anlamamız için Almanların penceresinden; küçük bir çocuğun masum bakış açısından şekillendiriyor. Anlatım dili benim için yorucu olurda hayal kırıklığına uğrayabilirim diye korkmuştum fakat bu sebeple pek de öyle olmadı. Sade, anlaşılabilir bir dili vardı ve duygu aktarımı gerçekten iyiydi. Shmuel'in Bruno'nun eve gelişindeki bardak temizleme anı, Pavel ve Bruno'nun (spoiler) çitlerden geçerek bir empati uğruna istemeden farklı bir hayata geçişi çok çarpcı geçişlerdi. Özellikle 100. sayfadan sonraso çok sürükleyiciydi. Gretel'in bebekleri çöpe atıp odasını haritalarla doldurması da ergen bir çocuğun yaşadığı kültüründen nasıl etkilenip geçiş evresi ile değişip farklılaştığını gösteriyordu. Bu hikâyedeki en dokunaklı şey, çocukların dünyasının ne kadar saf ve ön yargısız olduğu… Ama bu saflığın, büyüklerin dünyasındaki kötülüğe karşı savunmasız kalışıydı Kitaba puanım 10/10.
Çizgili Pijamalı ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 202150,7bin okunma