Cemre vakti geldiğinde dünyanın karnı ısındı derler. Her ne kadar düştüğü söylense de cemrelerin yerden heyecan ettiğine ya da üflendiğine inanılır, bir buhar misali tanımlanır.
Alex'in Malma İstasyonundan sonra ruhuma ilaç gibi gelen bir kitabı oldu. Açıkçası Malmadaki karışık karakter dağılımı ve iç içe diyaloglardan sonra bu kitabının çok daha başarılı olduğunu düşünüyorum.
Ağzım açık şekilde iki günde bitirdim. Diyalogların birbirine bağlanma şekli, olayları aşırı dramatize etmemesi ve uzun betimlemelere girmeden Alex'in sade ve aşırı akıcı şekilde romanı devam ettirmesi kitabı mükemmel yapmış.
Babasını aramasıyla yaşadığı o karmaşık duygu aktarımı, şaşkınlıkla karışık psikosomatik durumları ile Vidar sanki hepimizin çocukluğu...
Bazı iyi anılar kadar kötü anılar da puslu da olsa zihnimizde yer edinmeye başladığı an sebebini anlayamadığımız tepkiler veririz. Vidar'a söylenen "pislik" sözü kimisine göre "akılsız" kimine göre "yalancı" kimine göre de başka bir "şey" dir. Kendi çocukluğumdan çok şey hissettim. Farklı versiyonlarını yaşadım. Puanım 10/10. KEEP GOİNG ON
Şermin Yaşar çok eskiden bildiğim, okuduğum bir yazar fakat eski kitaplarını okumaya bu yıl başladım.
İçinde çeşitli öyküler bulunan bu kitapta favorilerim:
- Gelirken Ekmek Al (ilginç sonlu, güzel)
- Olanlar Oldu (Komik)
-Çıkmaz Demeyin (Nostaljik, ilginç sonlu)
-Aşk Olsun (En etkileyicilerden, şok son)
İçinde bana travmatik (Tuzlu Fıstık) gelenler de oldu romantik de (Bize Bi'Çay).
Gayet tatlı ve akıcı bir öykü kitabı. Şermin Yaşar severlere önerilirr 8/10