Bütün zamanımın bin katını, en güzeli, dünya üzerindek bütün zamanları senin için kullanayım, seni düşünmek için, sende nefes almak için, sende nefes almak için. Ev de beni huzursuz ediyor, akşamlar da huzursuz ediyor, başka bir yerde olmak isterdim.
Her şeye rağmen bazen ben şuna inanıyorum: Eğer mutluluktan ölmek mümkünse kesinlikle böyle öleceğim. Eğer ölüme yazgılı biri mutlulukla hayatta kalabiliyorsa, o zaman hayatta kalacağım."
Bu arada, bir zamanlar birinde okuduğum bir şey geldi aklıma: "Sevgilim, dünyayı dolaşan bir ateş sütunudur. Şimdi sarıyor beni. Ama sardıklarını değil, görenleri sürükler ardından.
Şüphesiz salı günkü mektubunuzun da dikenleri var, gövdeyi delip geçiyor, ama sen onu yönlendiriyorsun ve sana dair olan bir şey - bu tabii ki sadece bir anın, mutluluk ve acıdan titreyen bir anın gerçekliği - sana dair olan bir şey nasıl katlanılmaz olur ?