Niceto

Niceto
Kendim için notlar alıyorum. Hesabımın açık olmasının sebebi aldığım bu notların gören birinde belki bir merak uyandırabilecek olma olasılığıdır.
"The Selfish Capitalist adlı kitabında, Oliver James inandırıcı bir şekilde yükselen zihinsel sıkıntı oranları ile İngiltere, ABD ve Avustralya gibi ülkelerde uygu­lanan neoliberal kapitalizm arasında bir bağıntıyı ortaya koydu. James’in iddialarıyla aynı doğrultuda, ben de kapitalist toplumlarda gittikçe büyüyen stres (ve sıkıntı) sorununu yeniden çerçe­velemek gerektiğini ileri sürmek istiyorum. Kendi psikolojik sıkın­tılarına çözüm bulma sorumluluğunu bireylere yükleyerek tedavi etmek yerine, yani son otuz yıldır gerçekleşen stresin geniş çaplı özelleştirilmesi yerine, şunu sormamız gerekiyor: Bu kadar çok ki­şinin, özellikle bu kadar çok gencin hasta olması nasıl olur da kabul edilir hale gelebildi?"
Sayfa 28·Kitabı okudu
Reklam
Çevresel Felaket: Kapitalist Gerçekliği Aşan bir Gerçek
"Bu yüzden kapitalist gerçekçiliğe karşı bir strateji, kapitalizmin bize sunduğu gerçekliğin altında ya­ tan Gerçek(leri) çağırmayı gerektirebilir. Çevresel felaket işte böyle bir Gerçek’tir. Şüphesiz, bir dü­zeyde, Yeşil meseleler kapitalist kültür açısından ‘betimlenemez boşluklar’ olmaktan çok uzak gibi görünebilir. İklim değişimi ve kaynakların kuruma tehdidi, reklamcılık ve pazarlamaya eklemle­necek kadar bastırılmamış durumda. Çevresel felaketin bu şekil­ de ele alınması, kapitalist gerçekçiliğin dayandığı fantezi yapısını örnekler: Kaynakların sonsuz olduğu, yeryüzünün kendisinin sa­dece sermayenin belirli bir noktada tıpkı ölü bir deri gibi silkip atabileceği bir kabuk olduğu ve piyasa tarafından her türlü problemin çözülebileceği ön varsayımı (Sonuçta, Wall-E bu fantezinin bir versiyonunu sunar -sermayenin sonsuz genişlemesinin mümkün olduğu, sermayenin işgücü olmaksızın gelişip büyüyebileceği- dış dünya gemisi Axiom’da bütün işleri robotlar yaparlar; Yeryüzü’nün kaynaklarının kuruyup tükenişinin sadece geçici bir arıza olduğu ve uygun bir iyileşme döneminin ardından, sermayenin gezegeni yeniden yaşanabilir hale getirip yeniden kolonize edebileceği fik­ri.) Oysa çevresel felaket geç dönem kapitalist kültürde sadece bir çeşit suretten ibarettir, kapitalizm açısından gerçek sonuçları sisteme özümlenemeyecek kadar travmatiktir. Yeşil eleştirilerin önemi, bunların ayakta durabilecek tek siyasal-ekonomik sistem olmaktan çok uzak olan kapitalizmin aslında tüm insani çevre­nin başlıca yıkıcısı olduğunu ileri sürmeleridir. Kapitalizm ile ekofelaket arasındaki ilişki ne rastlantısaldır ne de arızi: Sermaye’nin ‘sürekli genişleyen bir piyasa ihtiyacı’, ‘büyüme fetişi’, kapitaliz­min doğası gereği herhangi bir sürdürülebilirlik kavramına karşı olması anlamına gelir."
Sayfa 27·Kitabı okudu
Alenka Zupancic'e Göre Psikanalizde Gerçeklik İlkesi
Alenka Zupancic’in izah ettiği gibi, psikanalizin bir gerçeklik ilkesi varsayımı, bizi kendisini doğal olarak sunan her türlü gerçeklikten kuşkulanmaya davet eder. “Gerçeklik ilkesi”, diye yazar Zupancic, "şeylerin nasıl olduğuyla ilişkilendirilen bir tür doğal yol değildir... Ger­çeklik ilkesinin kendisi, ideolojik olarak aktarılır; kendisini amprik olgu olarak (veya biyolojik, ekonomik...) zorunluluk şeklinde sunan (ve bizim ideolojik-olmayan olarak algılama eğiliminde olduğumuz) ideolojinin, ide­olojinin en yüksek biçimini oluşturduğunu bile iddia edebilir, işte tam da burası, ideolojinin işleyişine karşı en uyanık olmamız gereken yerdir."
Sayfa 27·Kitabı okudu
"Benim anladığım haliyle kapitalist gerçekçilik, sanata veya rek­lamcılığın işlediği yarı-propagandist yöntemle sınırlanamaz. Daha çok, yalnız kültürün üretimini değil aynı zamanda iş ve eğitimin düzenlenmesini koşullayan ve düşünce ve eylemi kısıtlayan bir çeşit görünmez engel gibi hareket eden yayılgan bir atmosfere benzetilebilir. Kapitalist gerçekçilik bu kadar kesintisiz bir bütünlük halin­deyse ve eğer mevcut direniş biçimleri bu kadar umutsuz ve ik­tidardan yoksunsa, etkili bir meydan okuma nereden gelebilir? Istıraba yol açan yöntemlerini vurgulayarak yapılacak kapitalizmin ahlaki bir eleştirisinin tek sonucu, kapitalist gerçekçiliği pekiştir­mek olacaktır." *Kapitalist Gerçeklik dediği kavramın Debord'un gösterisiyle, Baudrillard'ın simülasyonuyla işlevsel benzerlikleri var - Niceto*
Sayfa 25·Kitabı okudu
"Gerçek bir siyasal failliği geri istemek, her şeyden önce bizim arzu düzeyinde amansız Sermaye’nin et öğütücüsüne sokulmamızı kabul etmek demektir. Fantazmatik Öteki’nin kötü­ lük ve cehaletinin sefilliğinde reddedilen gezegensel baskı ağla­ rındaki kendi suç ortaklığımızdır. Akılda tutulması gereken, gerek kapitalizmin hiper-soyut bir gayri şahsi yapı olduğu gerek bizim işbirliğimiz olmaksızın bir hiç olacağıdır. Sermaye’nin en Gotik tasviri, aynı zamanda en doğru olanıdır da. Sermaye, soyut bir asalak, doymak bilmez bir vampir ve zombi-imalatçısıdır; ama ölü emeğe dönüştürdüğü canlı et bizimdir ve ürettiği zombiler de bizleriz. Siyasal seçkinlerin bizim hizmetkarlarımız olduğuna ilişkin bir anlayış var; bize sağladıkları sefil hizmet, libidolarımızı yıkamak, reddedilen arzularımızı sanki bizimle hiçbir ilişkisi yokmuş gibi, bize lütfen yeniden sunmaktır."
Sayfa 22·Kitabı okudu
Reklam