"Ait olmadığı büyülü bir dünyada yürüyen bir kadın gibiydim. Bu kadının canının istediğini yapma, istemediğini yapmama özgürlüğü vardı. Ender rastlanan o kimseye bağlı olmama, her şeyden vazgeçme, çevredeki dünyayla bütün ilişkilerini kesme, tamamen bağımsız olma ve bağımsızlığının hakkını vererek yaşama; bir erkeğe, evliliğe ya da aşka bağlanmadan Özgür olma, tüm kural ve yasaların sınırlandırmasından kopma hazzı yaşıyordu bu kadın."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Bütün kadınlar yalanların, dolanların kurbanıydı. Erkekler kadınları aldatır, aldandıkları için de onları cezalandırır, aşağılar, bu kadar düştükleri için cezalandırır; evlenmeye zorlar, sonra da ömür boyu hizmetçiliğe, küfürlere ya da dayağa mahkum ederlerdi."
"Hatırladığım bir şey daha var. Zaman böylesi anlarda normalde aktığı gibi akmıyor. Unsurlar ve durumlar kalın bir sis tabakasının içinde birbirine ekleniyordu, sanki ikimizde sarhoştuk, oksijen sarhoştu, zaman farklı akıyordu, daha zor, daha yavaş, daha ağır, dudaklarımızdan kopan sözcükler ağırdı, sanki istesek tutabilirdik, yere düşseler paramparça olacaklardı, sözcüklerimiz uzaktı, sanki başkaları söylüyordu onları,; bedenlerimiz yapış yapış bir şeyin içinde hareket etmeye çalışıyordu, kum vardı o şeyin içinde ya da pamuk, bıkkınlık."