Nihal İlhan

Diplomatik Vahşet
Puan vermedi·384 syf.··
2021 75. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2021 15:05
2 Ekim 2018 Cemal Kaşıkçı'nın diplomatik vahşete kurban gittiği yıl. Neredeyse hiç televizyon izlemeyen biri olarak bu cinayeti de yüzeysel olarak takip etmiştim sosyal medyadan. Kitabı çıktığı hafta almama rağmen uzun zaman rafta beklettim. Geçtiğimiz günlerde bir makale de rastlayınca okumak için gün yüzüne çıkardım. Kitap, altı bölümden oluşuyor. Kaşıkçı'nın son yirmi dört saati, cinayetin karanlık sırları, suikastı aydınlatan ses tapeleri, Cemal Kaşıkçı kimdir başlıkları ilgi çekiciydi. Cemal Kaşıkçı, başkonsolosluk binasına ilk olarak 2 Ekim'den dört gün önce, 28 Eylül'de gitmişti. Evlendirme Dairesi belge olarak bekar olduğuna dair bir yazı ibraz etmesini istemişti. Yani "bekarlık belgesi" almak için öldürüleceği binaya girmesi gerekiyordu. Bir bekarlık belgesinin vahşice katledilmesine sebep olacağını bilemezdi. Suikast ardında bir çok iz bırakan kötü bir Suud Polisiyesiydi. Kayıtlar incelendiğinde 15 kişilik infaz timinin bu suikastı gerçekleştirmişti. Cemal Kaşıkçı önce boğularak öldürülmüş, sonrasında ceset parçalanırken etrafa kan sıçramaması için kıyafetleri çıkarılıp cesedin kolundan damar yolu açılmış, maktulün vücudundaki kanın bir kısmı tıbbi aletlerle çekildikten sonra banyo giderine boşaltılmıştı. İnsanlık dışı olan bu cinayetin ülkemizde gerçekleşmesi de ayrı bir trajediydi. Bu olayla ülke güvenliğinin eksikliği de bir kez daha konu oluyordu. Kitap araştırma açısından medyadan duyduklarımızdan fazlası değildi. Kısa bir YouTube videosundan da elde edilebilecek bilgilerdi. Ayrıca, Tayyip Erdoğan övgüleri ve yürüttüğü başarılı operasyonlardan sürekli bahsedilmesi ve ne yazık ki Cemal Kaşıkçı'nın ulaşılamamış naaşı göz önünde tutulunca bu övgülerin gereksiz abartı olduğu sonucuna ulaştırdı. Ve ne yazık ki övgü ve bilgilerle kitap çok kez
Diplomatik VahşetFerhat Ünlü · Turkuaz Kitap Yayınevi · 201891 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·96 syf.··
2021 69. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2021 21:47
Loukianos, MS. 125-180 arasında yaşadığı düşünülen Süryani hiciv ustası. Hellen felsefesi ve tarih yazını üzerine eleştirel ve nüktedan yapıtlarıyla tanınır. "Ne anlatacak doğru düzgün bir hikayem var ne de şaşırtıcı maceralarım, bu yüzden yalanlarla dolu bir hikaye anlattım. Ama benim yalanlarım diğerlerinden daha dürüst zira gerçek olmayan şeyleri anlattığım halde en azından yalancı olduğumu söyleyerek dürüst davranıyorum. İtiraf etmeliyim ki ne gördüğüm ne yaşadığım ne de duyup öğrendiğim şeyler hakkında yazıyorum. Bu yazılanlar ne olması mümkün ne de olabilecek şeyler. Bu sebeple hiç kimse yazdıklarıma inanmamalı." sözleriyle seleflerinin yalancılığına sataşır. Göndermeler yapıp hem Homeros'un destanlarından hem de Herodotos gibi tarih yazarlarından okuduğumuz olağanüstü olayları eleştirir. Kitabın konusu, yolculuk. Yaşadığı döneme bakıldığında zihninde canlandırdığı uzay yolculuğu hayali ve kurgulanmış karakterler şaşkına uğratıyor okuyucuyu. Gerçek Bir Hikaye'nin uzay macerası Jules Verne'nin 1865 yılında yayımlanan Ay'a seyahat romanına esin kaynağı olmuş. Loukianos'un bu eseri 1930'lardan itibaren popüler olmaya başlayan "uzay operası" türüne de arketip oluşturur, hatta gezegenler arası emperyal mücadelenin konu alındığı kısmı 1977'de bilim kurgu ve uzay operası türleri için zirve olacak George Lucas'ın Star Wars serisine ilham vermiştir.
Gerçek Bir HikayeSamsatlı Lukianos · Pinhan Yayıncılık · 2020176 okunma
10/10
·504 syf.··
2021 60. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2021 01:47
Sus Barbatus1 Övgülerin en güzelini hak edecek bir kitap okudum. Muhteşem bir kış masalı... Kar bizim buralarda heyecan, imkansızlıkların olduğu yerlerde çaresizlik, yoksulluk ve esarettir. Karın içinde yürüyen Kenan ve Zeynep ile başlıyor kitap. Aslında başlangıçta sadece iki kişi onlar, isimleri yok. Karın içinde donmamak için mücadele eden iki kişi. Kenan safça biraz ama Zeynep'e olan aşkı benzersiz. Kış malum geçit vermiyor, yoksulluk zor, yiyecek erzak da kalmayınca Kenan arkadaşından domuzların ecnebi lokantalarında iyi paraya alındığını öğrenince atıyor kendini dağlara. Kimse inanmaz tabii safça Kenan'ın bir domuz vurabileceğine. Ama vuruyor o domuzu Kenan. Hem de en heybetlisini, Sus Barbatus'u. Tek derdi var Kenan'ın hamile karısını doyurabilmek, doğmamış bebeğini besleyebilmek. Doğaya karşı bir açlık savaşı... Tabii tek karakterler Kenan ve Zeynep değil. Karın, buzun, fırtınanın içinde devrimciler, askerler, Mustafa Öğretmen, Gülşen, Aynur, Doktor Servet, Bekir Komutan, Faruk, Atalay ve Sus Barbatus! Bu karakterlerle 80 darbesi öncesi yaşanacakların ön gösterimini izliyorsunuz. 80 darbesi devrimcilerinin yaşadıkları soğuk şiddet, aşılamaz kış şartlarıyla birleşip ortak bir mesaj veriyor adeta. Bir Sosyal Bilgiler Ansiklopedisinin böylesi sorgulanması da pes dedirtiyor. Kitabın en ilgi çekici noktalarından birisi de; "Sefiller" ve "Yaban" romanlarına yapılan göndermeler. "Sefiller" kitabı ile "Sus Barbatus" arasında bir ahlâk köprüsü kuruyor yazar. "Yaban" kitabı ile de "aydın sorununu" birleştiriyor. Ve sonunda sizlere her bölümünden ayrı bir haz alacağınız bir baş yapıt çıkıyor. Okuduğum okuma zevki en yüksek, yazım tarzıyla beni etkisine alan en iyi kitaplardan birisiydi. En yakın zamanda ikinci kitapla buluşmak üzere. Sus Barbatus nedir? İri, kırmızı
Sus Barbatus! 1Faruk Duman · Yapı Kredi Yayınları · 20211,002 okunma
9/10
·72 syf.··
2021 57. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2021 23:27
İkisi novella, biri kısa hikayeden oluşan kitap özellikle Sahaf Mendel ile yüreğinize dokunuyor. Yahudi asıllı Galiçyalı Mendel yalnızca bir sahaf değil aynı zaman da kitap antikacısıdır. Kütüphanelerde, sahaflarda aradığını bulamayanların uğrak yeridir. Çünkü Mendel'in neredeyse bulamadığı kitap yoktur. Aynı zamanda inanılmaz bir hafızaya sahip olan Mendel'in bu özelliği koleksiyonerler içinde onu vazgeçilmez yapar. Özellikle Yahudi düşmanlığını, ölümden sonra hatırlanmayı duygusal olarak işlemiştir. Üç eserin de ortak bir noktada buluşur: Tutku. Yahudi asıllı Zweig bu kimliğini eserlerinde doğrudan ortaya koymaz, ancak Tevrat'a ve Kitabı Mukaddes'e yaptığı göndermeler dikkat çeker. Sahaf Mendel'de seçtiği isim Tevrat ve Eski Ahit'tendir. Mendel ise yine İbranice kökenli olup Menachem isminin Musevi dilinde okşayıcı hitap şekli olarak değiştirilmiş hali, hoş bir şekilde söyleniş biçimidir. Zweig eşsiz anlatımıyla yine okuyucuyu büyülüyor.
Sahaf MendelStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202412,8bin okunma
8/10
·261 syf.··
2021 56. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2021 23:13
Sineklerin Tanrısı'na başladığınızda bu kitabı ıssız bir adada çocukların serüvenlerini anlatan, küçükler için yazılmış bir öykü olan "Mercan Adası" nın çağdaş bir uyarlaması sanabilirsiniz. Hatta Golding, bu şüpheyi desteklemek istercesine iki karakterine Ralph ve Jack adlarını verir. Altı ile on iki yaş arasındaki çocuklar, gelecekteki atom savaşı sırasında, güvenilir bir yere götürülmek üzere bindikleri uçak bir saldırıya uğradığı için ıssız bir adaya düşmüşlerdir. Kitap, öykünün başlıca dört çocuğundan ikisinin yani Ralph ile Domuzcuk'un tartışmalarıyla başlar. On iki yaşındaki Ralph, iyi huylu, zeki bir çocuktur. Deniz Kuvvetleri'nde Binbaşı olan babası gelip onları kurtarıncaya kadar bu ıssız adada, yetişkin baskısından uzak, çok iyi vakit geçireceğini düşündüğü için mutludur. Aynı mutluluğu paylaşmayan Domuzcuk (arkadaşları böyle seslendiği için burada da bu isimle çağırılıyor) şişman, kör denecek kadar miyop, sürekli nefes nöbeti geçirip, alt tabakaya özgü şivesiyle konuşan tek çocuk olarak diğerlerinden ayrılıyor. Bir çare bulup kurtulmanın yolunu bulamazlarsa burada kalacaklarını düşünürler. o sebeple örgütlenmelilerdir. Adadaki tüm çocuklar toplanıp Ralph'i şef seçerler. Bu karara tek karşı çıkan Jack olacaktır. Zorbalığa dayanan üstünlüğünü adaya gelmeden kuran Jack, güçlendikçe bu zorbalığını arttıracaktır. Sadece meyve yiyip oyun oynadıkları, geceleri de korkudan ağladıkları için, altı yedi yaşındakileri yaşamaları gereksiz yaratıklar sayar. Kendi içinde küçük bir Hitler yaratır. Toplantıdan sonra, gemilere işaret vermek üzere dağın tepesinde bir ateş yakılması kararlaştırılır. Asla sönmemesi gereken bu ateş adadaki çocukların kurtuluş umudunu simgeler. Zamanla da bir canavar korkusu sarar tüm adayı. Domuzcuk inanmaz canavarın varlığına.
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma