Oysa berber, buna karşı çıkarcasına bir sigara yakmıştı az önce;
derin bir nefes çekerek bir süre çevresine bakmış, sonra
da kendi kendine, bir oturuş biçiminin içinde aynı anda kaç kişi
oturur, diye sormuştu. O saatte aklını böyle bir soruya
takmasını saçma bulmuştu gerçi, gene de aynı duruşun içinde
duran binlerce insanı düşünmekten kendini alamıyordu. Ona
göre binlerce kişi, ayrı ayrı yerlerde birbirinden habersiz binlerce
duruşu tekrarlıyordu böyle, binler
ce duruşu bedenlerini köprü kılarak geleceğe taşıyordu. Aynı
yolda yürümekten başka çaresi olmayan tuhaf birer yaratıktı
insanlar; tekrarın tekrarlananın örtüsü olduğunu anlayamadan,
aynı el sallayışlarm, aynı gülüşlerin, aynı yürüyüşlerin ya da
aynı oturuşların içinden geçe geçe damaklarına bulaşan uzak bir
serüven tadıyla dönüp dolaşıp aynı noktada yaşıyorlardı