“Bana kalırsa, hep kendi kişiliğimizin aynı, kapalı yolundan gideceksek koşmanın hiçbir anlamı yoktu. Bazı insanlar yaşamak için doğar, bazıları çalışmak için, bazıları da hayatı seyretmek için. Benim küçük ve değersiz bir seyirci rolüm vardı. O rolden çıkmam imkânsızdı. Kurtulmam imkânsızdı. O anda benim tek gerçeğim korkunç bir yürek sıkıntısıydı.”
hani şu misafirlerin güzelliğine hiç övgüler düzmedikleri, anne babaların imalı kelimelerle kendi kendilerini teselli ettikleri çocuklardandım… Konuşmadan uzak, dalgın dalgın kendi başlarına oynuyor görünseler de, çocuklar bu kelimeleri endişeyle biriktirirler içlerinde:..