Cebir

Cebir
Her konudan çok kendimi incelerim. Benim metafiziğim de budur, fiziğim de. Montaigne
Puan vermedi·112 syf.··
2025 3. kitabı
Kitabın başlığı oldukça paradoksal görünüyor. Bu paradoks, başlığı daha da dikkat çekici kılıyor. Kitaba başlamadan önce, ilk olarak başlık üzerine düşünmeye başlıyoruz. Ortada bir boşluk var; ancak bu boşluk, çiçekli bir boşluk. Varlık ve yokluk bir arada. Muhtemelen boşluk, umutsuzluğu ve çaresizliği; çiçek ise umudu ve güzelliği temsil ediyor. Böylece kitabı daha okumaya başlamadan önce, karşıtlıkların bir aradalığına odaklanan bir gözlükle okumaya başlıyorum. Boşluk üzerine düşündüğümüzde, bunun bizde metafizik bir çağrışım uyandırdığını; çiçeğin ise hem gözle görülür bir şey olması hem de ona da metafizik bir anlam yüklenmesi açısından dikkat çekici olduğunu fark ediyoruz. Bu anlam ise hepimizin tahmin edebileceği gibi “umut” duygusu. Ancak bana göre yazar, umutsuzluk zemininden filizlenen bir umuda işaret etmek istiyor. Elbette bunlar, kitabın başlığına yönelik kişisel çıkarımlarım. İlk öyküyü okuduğumda, insanlarda derin bir huzursuzluk ve umutsuzluk duygusunun işlendiğini görüyorum. Öykü, bireyin varoluşsal sancılarını ince bir duyarlılıkla ele alıyor. Aynı zamanda bir arayış ve araştırma kurgusu dikkat çekiyor; karakterler, hem içsel bir yolculuğa çıkıyor hem de hayatın karmaşık ağı içinde kendi yerlerini bulmaya çalışıyorlar. Gündelik yaşamın görünmeyen ağırlıkları, kişisel mücadeleler ve içsel çatışmalar öyküde görünür kılınıyor. Özellikle kadın karakter üzerinden şekillenen bu varoluşsal sorgulamalar, toplumsal rollerin ve bireysel kimliğin kesişiminde derinlikli bir şekilde işleniyor. Öyküde kadınlara yüklenen toplumsal roller ve beklentiler de dikkat çekici bir şekilde işlenmiş. Toplumun kadına bakışı, ona yönelttiği roller ve güzellik algısının karşı cins tarafından nasıl karşılandığı, çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriliyor. Güzel bir kadın olmanın,
Çiçekli Bir BoşlukYıldız Ramazanoğlu · İz Yayıncılık · 202064 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır.
Puan vermedi·190 syf.··
2024 3. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2024 15:14
Wittgenstein'ın bu eseri birinci dönem felsefesi olarak değerlendirilir. Bu eserinde dili incelediğini ve eleştirisini yaptığını görürüz. Eserde genel anlayış, düşünmeye bir sınır çizmek, ya da daha çok – düşünmeye değil de, düşüncelerin dile getirilişine. Ona göre bu sınır, yalnızca dilin içinde çizilebilecektir ve sınırın ötesinde kalan da düpedüz saçma olacaktır. Bu nedenle, düşüncelerin dile getirilişi olan dilin sınırlarının incelenmesi gerekir... Eserin genel itibarla anlatmaya çalıştığı dilin incelenmesidir. Bu eseri okumaya başlamadan önce naçizane tavsiyem daha iyi anlaşılması adına Russell'ın mantıksal atomculuğunu ve Wittgenstein'ın genel felsefesini okumanızdır. Keyifli okumalar.
Tractatus Logico-PhilosophicusLudwig Wittgenstein · Metis Yayınları · 2011624 okunma
8/10
·152 syf.··
2023 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2023 13:55
Leibniz bu eserinde Locke'un doğuştan idelere karşı olan düşüncelerini çürütmek üzere kaleme aldığı bir eserdir. Eser farklı rumuzlar kullanılarak iki kişi arasında geçen diyalog biçiminde ilerliyor. Bu diyaloglarda Locke ve Leibniz'in tartışmaları ele alınıyor. Aynı zamanda Leibniz'in ahlaki görüşlerine de rastlıyoruz. Leibniz bir deha! Sadece felsefe öğrencileri değil herkesin okuması gereken bir eser. Keyifli okumlar:)
Felsefe
Anlama Yetisi Üzerine Yeni DenemelerGottfried Leibniz · Fol Kitap · 202117 okunma
Puan vermedi·796 syf.··
2022 13. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2022 14:27
Kant'ın eserlerini hangi probleme ilişkin yazdığını, kimleri eleştirdiği ve bunlara yönelik verdiği cevapların özetlendiği sistematik bir eser. "Neyi Bilebilirim?" sorusundan başlayıp "Ne yapmalıyım?" ve son olarak "Neyi Ümit Edebilirim?" sorularıyla Saf Aklın Kritiğini temel alıp diğer eserlerinin de neden yazdığının ve evrensel bir ahlak yasasına nasıl ulaşılacağını özetlenmeye çalışıldığı bir eserdir. Kısaca Trancendental felsefenin yani Kant felsefesinin özetlendiği giriş niteliğinde bir eser. Kant'ın genel çerçevesini anlamak istiyorsanız yani neden geleneksel metafiziği eleştirdi ve yeni bilimsel bir metafizik anlayışı kurmaya çalıştığını merak ediyorsanız iyi bir eser. Keyifli okumlar.
Felsefe
Critique of Pure ReasonImmanuel Kant · ‎Cambridge University Press · 19999 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2022 12. kitabı
·
108 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2022 18:06
Öncelikle esere soru sorarak incelemeye çalıştım. Eksik veya hatalı bir yer görürseniz mutlaka beni uyarın ve düzeltin. Şimdiden keyifli okumalar:) 1. Bölümde özdek hakkında bilgimizin bir sınırı var mıdır? sorusuyla çözümlemeye başlıyor. Diğeri ise "Şayet varsa özdeği görünüş olarak mı yoksa kendinde bir şey olarak da bilebilir miyiz?" sorusunu incelemeye çalışıyor. -Russel’a göre özdek üzerine bileceğimiz tek şey, göründüğü şey olmadığıdır. Çünkü görünüş ve gerçeklik ayrımının incelendiği bu bölümde duyumlarla gelen görünüşler hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz. Ancak kendinde şey olarak bir bilgiye sahip değiliz. 2. İnsandan bağımsız özdeğin varoluşundan söz edebilir miyiz? -Russell’a göre kendi deneyimlerimizin dışında nesneler olduğunu hiçbir zaman kanıtlayamayız. Ancak benzer duyu verilerine sahip olmamız, kişi olmadığında varlığını sürdürüyor olması yani odadan çıktıktan sonra başka bir kimsenin benzer bir şekilde nesneye yönelik aynı duyumları hissetmesi ve en önemlisi insanda bağımsız bir dış dünya inancı, düşünmeye başladığı andan itibaren kendi içinde bulunur. Buradan hareketle dış dünyanın gerçekten var olduğunu ve bizim algılamamıza bağlı olmadan da var olabileceğini, usa uygun olduğu kabul edilebilir. Zira bunlar kabul edilmediği takdirde bilgi konusunda geriye hiçbir şey kalmayacaktır. 3.Özdeği algılamamıza bağlı olmadan varlığını sürdüren bu nesnenin doğası nedir? Duyu verileriyle karşılılıklığı korumak için gerekli bağlantılarının özelliklerini bilebiliriz ancak bu bağlantıların birbirine bağlandığı terimlerin doğalarını bilemeyiz. Kısaca Russel’a göre özdeğin kendi içinde ne olduğunu üzerinde hiçbir şey bilemeyiz. Sadece özdeğin uzamsal düzenleniş biçimini bilebiliriz. 4. İdealizmde yapılan en sık hata nedir? Russell göre yapılan ilk yanlışlık “ide”
Felsefe
Felsefe SorunlarıBertrand Russell · Say Yayıncılık · 2017336 okunma