meryem.

meryem.
@NilayHor
Bahçeşehir Üniversitesi / Mimarlık
12 okur puanı
Şubat 2022 tarihinde katıldı
10/10
·320 syf.·
2023 11. kitabı
Cesetlerden bir araya gelmiş bir beden ve kaybolmuş bir ruh empatiyle çıktığı yolda intikamın sonu gelmez acısını tadıyor. Gittiği her kapı, duyduğu her hikaye, gördüğü her enkaz ve içinde bulunduğu toplumun huzursuz fakat kaderine boyun eğmiş havası her geçen gün artan bir bedenin canavara dönüş hikayesi. Hak hukuk aramak için çıktığı bu yolda “Çünkü silah taşıyan herkes biraz suçludur.” tezini haklı çıkarıyor. Aslında kurulan her örgütün kendini bir diğerinden korumak adına insani iç güdülerle kurulduğunu fark etmesine rağmen tüm ülkeyi sarsan bir örgüte dönüşüyor. İnsan hayatının sayılardan ibaret olmadığını düşünerek başladığı bu işte aslında “suçlu” insanları öldürerek kendisi de bir sayı topluyor. Sonra kitapta geçen fark ediş diyaloğu çok anlamlı. Aslında her suçlu biraz masum, her masum da biraz suçludur ve affetmek de öldürmek de görmezden gelmek de bu bakış açısıyla meşrulaştırılabilir.
Frankenstein Bağdat'taAhmed Saadavi · Timaş Yayınları · 2018185 okunma
Reklam
7/10
·268 syf.·
2023 2. kitabı
Osmanlılar, Arnavutluk idaresi, Yunanlar, Almanlar, İtalyanlar. Arnavutluk iki neslin ömrüne sığacak sürede bu kadar değişikliğe uğradı. İnsanlar başlarında kimin olduğunu devamlı gelen bombalardan anladı. Her hükümetin ayrı kurallarına uyum sağlayamadı, sığınaklarda kaldı, hapislerde unutuldu. Çocuklar uçaklara hayran büyüdü ve kimse dostu düşmanı bilemez oldu. Bunca değişiklik içinde halk pasifize oldu, her gelene eyvallah demek zorunda kaldı. Baş kaldırmak kahramanlık değil, aptallık sayıldı. Bu dönemden geçerken korudukları ve sımsıkı bağlandıkları tek şey ahlaktı. Ne bağımsızlık ne aile ama ahlaktı. Belki de güçleri yettiğince eski düzenlerini korumak istiyorlardı. Yorulmuş bir toplumun olmayan düzeninden bahseden kitapta birçok ayrıntı çok iyi düşünülmüş ve bir çocuğun bakışından olayları görmek bu kitaba çok daha objektif bakmayı sağlıyor. Bombadan başka bir şey bilmeyen bir çocuk için hiçbir şey dram halini almadığındandır belki.
Taş Kentin Kroniğiİsmail Kadare · Ketebe Yayınları · 202130 okunma
Puan vermedi·592 syf.·
2022 5. kitabı
Varoluşu sorgulatmak üzere çok başarılı bir kitap olduğunu düşünsem de bende oluşturduğu etki biraz daha farklı. Hep üzerine düşündüğüm ve çıkmaza girdiğim özgür irade problemi... Yazarın yeni bir dünya yaratıp o dünyadakileri kontrol etmesi, yaratıcının kontrolünden çok da farklı değil gözümde. Yaptığımız ve düşündüğümüz şeyler kimin veya biz var mıyız, varsak da bu varlığın değeri nedir? Eğer yapılacak her şey bir başka güç tarafından denetleniyorsa bu ödül-ceza mekanizması da ne? Bu sorular ve dahası beni nihilizme doğru sürüklerken onun da mantığının kafama uymadığını fark ettim. Her şey anlamsız değersiz gelmiyor gözüme fakat bu anlamların pek bizim için olduğunu da düşünemiyorum. Biz çekilmiş bir film, yazılmış bir kitapsak senaryo ve konu karakterler için değildir sonuçta. Fakat bu karamsar düşünceler bir noktada kendini iyi bir noktaya sürüklüyor. Yaptığımız iyi ve kötüde bizim payımız nedir mesela? Hep iyi olmaya çalışan bir insan aslında buna kendi mi karar vermiştir yoksa iyiliğin güzel bir şey olduğunu gösteren bir kukla mıdır ? Tabii iyi bir insan olmayı bu şekilde bırakmanın yine de çok yanlış olacağını düşünüyorum. İyi veya kötü olmak bizim aklımıza konulmuş bazı algılar da olsa bir kere yaratıldık ve bu algılara sahibiz, en iyisi bu düzeni bozmamak. İşte bu anlamını kavrayamadığım hayatta beni rahatsız eden olmak veya olmamak değil, varoluşumuzun sebebinin bu denli bir muamma olması.
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,7bin okunma