Kaç kuşaktır herkesin başını ağrıtan o malum soru: Memleket nereye gidiyor, ne olacak bu işin sonu? Kim bilir kaç yüzyıldır bunu kaç milyon kişi sordu, şimdi sıra bizde.
Habil’i öldüren Kabil hapsedilmiş miydi? Tanrı hapishaneyi yaratmış mıydı o zaman? Elma yemek mi daha büyük bir suçtu, kardeşini öldürmek mi? Tanrı insan soyunun zalimlik eğilimini gördükten sonra onları cennetten atsa daha mantıklı bir hikaye olmaz mıydı?
Ülkenin en iyi okullarından geçmiş, yabancı diller bilen, edebiyatla, sanatla yoğrulmuş olanlara bu cezayı reva gören generaller bu koğuştaki insanların toplam bilgisi yanında çırak bile olamazlardı. Geleneksel dar kafalı memurlardı; vatan sevgisi dedikleri, cehalet ve kör itaatten başka bir şey değildi.
68 kuşağının hikayelerini vicdanı sızlayarak dinleyen herkesin beğeneceği bir kitaptır. İyi ki o Türkiye’de yaşamamışım diyorum her seferinde. Vatanına milletine inanılmaz bağlı bir insanım ama bir devlet kendi vatandaşına böyle davrandığı takdirde nasıl milliyetçilik bekleyebilir merak ediyorum. Eğitimsiz, cahil sağcı kesimin üste çıkma hırsı ve ezikliklerini şiddetle gösterdiği bir Türkiye’yi umarım bir daha görmeyiz. Kalbimi kıran bir kitap oldu. Okunmasını tavsiye ederim.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518bin okunma