“Gidemiyor. Gitmeye kalksa varacağı bir durak da yok. Gençliğini dolduran gelecek hayalinin gerçekleşeceği ülke hiç var olmamış. Var sanmıştı. Varmanın yıllarını alacağını ama sonunda hiçbir şey yapmasa bile varacağını sanmıştı. Yanıldığını anlaması için yaşlanması gerekti.”
“İnsan yeryüzü kadar ağır bir yükü bir kadehin başında sırtından indirebiliyordu, hiç böyle şeyler olmamış, o korkunç an hiç yaşanmamış gibi zamanın kuyruğuna takılıp gidebiliyordu. Tamam, eksiliyordu, tükenmekle arasında bir adım kalıyordu ama devam edebiliyordu.”
“Zihninde, bugünü atlatmasıyla sona ermeyecek bir hayat serüveninin çeşitli aşamalarının yazılı olduğu bir levha belirdi. Bugüne benzeyen yığınla gün alt alta sıralanmıştı, gelecekte onu bekliyordu bütün dağdağası ve yorgunluğuyla; ürktü bundan.”