Ben fazlasıyla insandım. İçimde fazlasıyla insani özellik vardı ve Efendi'nin takdirini kayıtsız şartsız kabul eden bir hizmetkâr değildi bu. Öbür dünyayı düşünmeden önce bu dünyayı görmek ve anlamak istiyordum.
Ancak ben daha çok kendi içimde yaşamaya başlamıştım. Diğerleriyle birlikte yaşıyordum ama bir bakıma da onlardan ayrıydım; onlara anlamlı gelen birçok şeyden uzaktım.
Peki nasıl davranacağım? İnsanların bütün davranışlarını seveceğim, çünkü her biri gizli de olsa, hayranlık duyulacak özelliklere sahiptir. Kalplerinin etrafına ördükleri kuşku ve nefret duvarını sevgiyle yerle bir edecek, yerine, sevgim ruhlarına girebilsin diye, köprüler kuracağım.