''Bir şiir yazıldığı dilden ayrı bir dile çevrilebilir mi? Çoğu şairler, yazarlar bunun olanaksızlığını öne sürüyorlar. Onları dinlerseniz, aslına ne kadar yakın görünürse görünsün, çevrilen şiir artık başka bir şiirdir. Yabancı birinin elinde yeniden yaratılmıştır. Çünkü her şiir yeni, bağımsız, özgün ve ayrıksı bir bireşimdir. Ne değiştirilebilir, ne de bir benzeri üretilebilir. Bundan ötürü, onu yabancı bir dile aktarmak çok güç, hatta olanaksızdır. Birçok şiiri üstün bir başarıyla Türkçeye çevirmiş olan Orhan Veli bile bu görüşü paylaşmaktan kendini alamıyor: ''Değeri, söylenişinden çok söylenen şeyde olan romanla hikaye, başka bir dile çevrildiği zaman, fazla bir şey kaybetmez. Gelgelelim, şiir öyle değildir. Şiir, şairin dilinde bile, ancak bir türlü söylenir. Şiir tercümesinin adamakıllı güç, hatta çok kere imkansız bir şey olduğunu hatırdan çıkarmamak lazım. Burada sadece mütercim olarak konuşmuyorum. Kendim de şiir yazdım. Bir şiirin ancak bir defa söylenebileceğini, ancak bir türlü söylenebileceğini kendi tecrübelerimle biliyorum. Bu gerçeği Fransız şairi Cocteau şöyle anlatıyor : 'Bir şiir hiçbir dile tercüme edilemez. Hatta yazılmış göründüğü dile bile.'
Mademki şiirin başka bir dile çevrilmesi olanaksız, öyleyse neden kimi şairler böyle zorlu bir işe girişiyorlar? Orhan Veli bu soruyu şöyle cevaplıyor ''Şiir başka bir dile ister çevrilsin, ister çevrilmesin, bir şair başka memleketlerin şairleri gibi duymaya, onların düşündüklerini düşünmeye, onların usullerini kullanmaya kalktı mı, kendi imkanlarının başka hiçbir suretle genişletilemiyecek bir şekilde genişlediğini görüyor. Bu yalnız şair için değil, okuyucu için de böyle. Böyle olduğunu türlü milletlerin edebiyatlarının gelişmesinde tercümenin nasıl hayırlı tesirleri olduğunu görünce