''Tüm kış, tek düşmanımız gibi gördüğümüz soğuk henüz geçmişken birden aç olduğumuzu da hissediyoruz. Ve aynı hataya düşüp, “şu açlık da olmasa,” diyoruz yine. Ama kim açlık çekmediğini söyleyebilir ki aslında? Kamp, açlık demek değil
mi? Bizler açlıktan, yaşayan açlıktan başka bir şey miyiz?''
Sayfa 60 - CAN SANAT YAYINLARI Çeviri Zeyyat Selimoğlu·Kitabı okudu
''Bugün güneş ilk kez, bataklıklı ufuktan daha bir canlı, daha bir parlak doğdu.
Soğuk, beyaz, uzak bir Polonya güneşi, cildimizi şöyle böyle ısıtabiliyor ancak;
ama güneş son sis perdelerinin arasından henüz kurtuluyor ki, biz renksiz insan
yığını arasında bir homurdanmadır başlıyor ve güneşin ilk tatlı sıcaklığı
üzerimizdeki eşyadan içeri sızıyor ki, insanların güneşe neden taptığını anlar gibi
oluyorum.''
Sayfa 58 - CAN SANAT YAYINLARI Çeviri Zeyyat Selimoğlu·Kitabı okudu
"Mühürlü vagonlar içinde geldik buralara; karılarımız, çoluk çocuğumuz hiçliğe doğru nasıl gittiler, gördük; tutsak edilmiş bizler, zorla çalıştırıldık sönmüş ruhlarımızla yüzlerce kez gidip gelerek. Geri dönemeyeceğiz. Buradan kimse kurtulamaz; çünkü kurtulursa Auschwitz’de insanların insanları ne duruma düşürdüğünü, etine vurulan damgayı göstererek anlatacaktır tüm dünyaya."
Sayfa 45 - CAN SANAT YAYINLARI Çeviri Zeyyat Selimoğlu·Kitabı okudu