Dostluk, kibarlık, samimiyet, Iyilik maskelerinin sakladığı zehirli tırnakların ne onarılmaz yaralar açtığı, sanki tüylerim, sanki derim, vücudumda tayin edemediğim bir yer duruyor; ben istemeden vardığım bir müdafaa sistemi – aklıma sürünürcesine – kendiliğinden alıveriyor.
Güneş deri mi yakıyor hava göğsümü okşuyor. Su bacaklarimi yalıyor. Hayırsız adalar, bozburun, dağdaki duman, yelkenli, ay, kayalar, yeşil, çocuk çamlar etrafımı sarmış. Bu manasızlığın ortasında önce herkesi, sonra da sevgilim, bilhassa seni düşünüyorum. Onlarsız, sensiz hiçbir şeyin anlamı yok. Aşığım da onun için.