Kitap adı: Dünya Okulunda Ruhun Devrimi
Yazar adı: Anıl Şehirlioğlu
Sayfa sayısı: 183
Kitap türü: Kişisel gelişim/ Kişisel devrim rehberi
Kitabın elime ulaşması baya zorlu oldu, malum noel tatilinde her yer tatildi ve bu da postada aksaklıklara sebep oldu.
Kitapta, kişinin tekamül yolunu ve yaşadığı, yaşayacağı sınavlar ve etkenlerden bahsedilmiş. Yazar kendi hayatından da örnekler vererek kitabı anlaşılır kılmaya çalşmış. Bu konuda birçok kitap okumama rağmen sanırım en anlaşılır kitap bu oldu. Bana göre bu bir başucu kitabı bir nevi insanlara rehber olsun diye, rehber görevi yüklenmiş.
Kitapta, herkesin kendini bulmak adına çıktığı bu yolculukta, karşılaştığı ve nasıl tepki gösterdiği ile şekillenen hayatlardan söz edilmiş. Olaylara yüklediği anlamlar ile insanın kendisini nasıl olumsuz anlamda doldurduğu ve bir dersi anlayana kadar o dersin tekrar tekrar farklı şekillerde yaşayarak anlamasını sağlar evren, denmiş.
Bu dünyada yaşayan her bir insanın kendine özel alması gereken yaşam derslerinin olduğunu, okuyoruz kitapta. Kişinin hayatında iletişimin çok büyük rol oynadığı ve doğru iletişim ile çözemeyeceği sorun olmadığını ve yeter ki bilinen yanlış kalıplardan uzak durarak, örn, "Erkekler ağlamaz". Duyguları frenlemek yerine serbest bırakma ve duyguları yaşamanın önemi vurgulanmış. Çakralarımız, önemleri ve her bir çakramızın rengi olduğunu ve bu renkler benim her günün uğurlu rengi adı altında paylaştığım renklerle aynı olduğunu okudum bu kitapta, örnek vermek gerekirse kök çakramızın rengi kırmızı. Tekerrür eden olaylar yalnız dersimizi almamız gerektiği için tekrarlanır, demiş yazar.
Kitaptan birkaç alıntı:
- Yol seninle başladı ve daima sana çıkacaktır
- İnsanın en büyük düşmanı kendisidir.
- Dünya sana karşı değil, senin yaşam alanındır. Savaş ancak
Kitap Adı: Gazap Üzümleri
Yazar: John Steinbeck
Çeviri: Belkıs Dişbudak
Tür: Roman
Sayfa: 558
Değerli Kitapseverler:
Ocak ayının ikinci haftasınd Gazap Üzümleri’ni PDF formatından okudum . Steinbeck’in daha önce Fareler ve İnsanlar’ını okumuştum; ama bu kitap, onun kaleminin ne kadar derin ve acımasız olabileceğini bir kez daha gösterdi.
Evet, dili güzel ama aynı zamanda yorucu. Çünkü her cümlede betimleme var. Toprak, güneş, açlık, yol, yüzler.
Hepsi tek tek gözünün önünde beliriyor. Bazen “Bu nasıl bitmeyen bir yol?” dedirtiyor, bazen de “İnsan bir lokma ekmek için tarihte neler yaşamış…” diye düşündürüyor.
Steinbeck aslında şunu yapıyor: Umutsuzluktan umuda giden yolu çiziyor.
Ve şunu da hatırlatmak gerekiyor:
“Bu kitap yoksulluğu anlatmıyor; insanın insanlıktan nasıl çıkarıldığını anlatıyor.”
Hikâye
1930’ların sonunda Amerika’nın bazı bölgelerinde topraklar çoraklaşıyor. Güneş kavuruyor, mahsul bitiyor. İnsanlar bir toprağa bakıyor, bir de kendilerine ve çareyi göçte buluyorlar. Ama bu göç, haritada kısa; hayatta ise çok uzun. Herkesin göç için ayrı bir umudu var: Kimi daha iyi bir hayat, kimi sadece daha çok meyve yemek, kimi aç kalmamak istiyor.
Yol onları açlıkla, korkuyla ve insanın insana ne kadar acımasız olabildiğiyle sınava sokuyor. Karın tokluğuna çalışmak, kamp kurmak, birlik olmak zorunda kalmak.
Ve bir adamlık iş için herkesin birbirini elemesi. O yol, insanı insanla tanıştıran bir öğretmene dönüşüyor.
Kitabın özü:
Kitaptan aldığım en sert ders şu cümlede gizli:
“Tek zengin olan insandır. Fakirler ise zenginleri yücelten ve var eden…”
Bugüne bakınca insan ister istemez şunu diyor:
Pek de bir şey değişmemiş.
Steinbeck bize şunu soruyor:
“İnsan olmak kime tanınan bir ayrıcalıktır?”
Alıntılar
Kitap boyunca altını çizdiğim bazı cümleler:
- “İnsanlara
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,7bin okunma