Ninel Nva

Beğenilme arzusu veya beğenilmeme endişesi içine aşırı düşen insanımızın; neyi beğenme arzusuyla yaşadığını ve hangi yönlerinin beğenilmediği endişesini sorgulaması lazım. Bütüncül olarak iç dünyasını kazanamayan birisinin, dış dünyadan; beğeni, alkış, takdir ve diğer beklentilere gir-mesi insanı hatalar sarmalına sürükler. Dışa aşırı yatırım; içi yozlaştırır! İçi yozlaşan bir insanın ise kaybedecek başka bir şeyi kalmamıştır…
Reklam
Balzac da; “Güzellik, çoğu zaman kusurları gizleyen bir örtüdür” diyor ve bizi derin derin düşündürüyor.
Hayat, hafife alınacak bir şey değildir. İnsan, insan oldu-ğunu ancak; tercih ve önceliklerini doğru bir şekilde sırala-yabildiği takdirde hissedebilir.
“Hayat çok basittir; seçimini yaparsın! Arkana bile bak-mazsın” deniyor; milyonların izlediği “Hızlı ve Öfkeli” filmi-nin Tokyo Yarışı (Tokyo Drift) adlı serisinde.
Halil Cibran: “Biz sevinçlerimizi ve hüzünlerimizi onları yaşamadan çok önce tercih ederiz” diyerek; bizi tercihlerimiz konusunda uyarıyor. Evet, bizim kültürümüzde; “Son pişmanlık fayda etmez” derler. Pişmanlıklarımız da sevinç ve hüzünlerimiz gibi tercih ve önceliklerimizin birer ürünüdür. Öyleyse, elimizden geldiği kadar pişman olmayacağımız tercihlerde bulunmaya çalışmalıyız.
Reklam