Nisa S. Ynrdğ

Nisa S. Ynrdğ
@NisaMilka
~ Per Aspera Ad Astra ~
Vet. / Sanat Tarihi
Ankara Üniversitesi
Türkiye
37 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
Reklam
Yahya b. Muaz Razi şöyle demiştir: “Riyâzet kılıcını kullanarak nefsinle mücâhede et. Riyâzet dört şekilde olur. Az yemek, az uyumak, az konuşmak ve insanların eziyetine katlanmaktır. Az yemekten dolayı şehvetler ölür. Az uyumaktan dolayı irade keskin olur. Az konuşmaktan dolayı âfetlerden selamete erilir. Eziyetlere tahammül etmekle de gayeye vâsıl olunur. Bir kul için öfke anında sakin olabilmek ve eziyetlere sabredebilmekten daha zor bir şey yoktur. 
Sayfa 75·Kitabı okudu
Îsâ (a.s) da şöyle demiştir: “Halihazırdaki arzularını, görmedikleri vaatler için terk edenlere müjdeler olsun!“ Allah Rasûlü (s.a.v), savaştan dönen orduya: “Merhabalar! Küçük cihaddan büyük cihada döndünüz.“ buydu. Allah Rasûlü’ne (s.a.v): “Büyük cihad nedir?“ diye sorulunca, Allah Rasûlü (s.a.v): “Nefisle cihad etmek.” buyurdu. * *Tarihu Bağdadi, 4587
Sayfa 74·Kitabı okudu
Zira mü’min, mü’minin aynasıdır. Onların kusurlarından kendi kusurlarını görür ve mizaçların hevâya uyma hususunda birbirlerine yakın olduğunu bilir. Onların birinde var olan kusurun aynısı, daha azı veya daha çoğu diğerinde de bulunur. Bu itibarla mü’min kendi nefsini yoklamalı ve başkasını yermiş olduğu çirkinlikler hususunda kendi nefsini arındırmalıdır. Te’dib edici olarak bu bile kâfidir. Îsâ’ya (a.s): “Seni kim te’dib etti?“ diye sorulunca o: “Kimse beni te’dib etmedi. Câhilin cehâletini çirkinlik olarak gördüm ve ondan kaçındım.“ dedi.  (Hevâ, sözlükte istek, arzu, heves, tutku ve eğilim anlamına gelir.) (Tedip, Arapça kökenli bir kelime olup en temel anlamıyla "edep öğretme", "terbiye etme", "uslandırma" veya "cezalandırma" demektir.)
Sayfa 71·Kitabı okudu
Dindar insanlar, başkalarının ikazı ile kusurlarından vazgeçmeyi çok arzulayan insanlardır. Bizim gibi kişiler için ise ayıplarımızı söyleyen, bize nasihat edenler en iğrenç insanlar noktasına vardı. Herhâlde bu durum îman zayıflığının göstergesidir. Kötü ahlâk, zehirli yılan ve akrep gibidir. Eğer bir kişi bize elbisemizin altında akrep olduğunu söylese, hemen elbisemizi çıkartır, o kişiye minnet ve şükran duyarak bu duruma sevinir, bir an önce akrebi üzerimizden atar ve onu öldürmeye çalışırız. Oysa akrebin vereceği zarar bedenedir ve bu zarar bir gün veya birkaç gün sürer. Kötü huyların zararı ise kalbin derinliklerine nüfuz eder ve ölümden sonra binlerce yıl veya ebedî devam etmesinden korkulur. 
Sayfa 70·Kitabı okudu
Reklam