Kendi gerçekliğinizi,kendiniz için bulmak; başkaları için değil...Başkaları sadece gösterileni görebilirler ve onun ne anlama geldiğini asla bilemezler.
Çürümekte olan bir çitin içinde dolaşan bir grup ruhsuz hayvan gibiydiler. Bahsettikleri tek şey fildişiydi. Neredeyse fildişine tapınıyorlardı. Aptalcasına bir açgözlülüğün kokusunu alabiliyordunuz,adeta cesetten gelen bir koku gibiydi.
Deniz...Bir gemi,diğerine çok benzer,denizse her zaman aynıdır. Hayatın değişken sınırsızlığı yanında çevrelerinde değişmeyen yabancı kıyılar, yabancı yüzler yanlarından geçerken bir gizem hissi yaratmaz ama bunun yerine hafifçe küçümsenen bir cehaletle süzülüp gider; çünkü bir denizci için denizin kendisinin dışında gizemli hiçbir şey yoktur,deniz onun varlığının sahibidir ve kader kadar da gizemlidir.