Feci felaketlerden doğan sürekli ıstırapların fikir üzerinde etkisini göstermemesi mümkün müdür? Bu durum üzerimizde o kadar büyük etkiler gösterir ki genellikle çehremizi, tavırlarımızı, ahlakımızı, hissiyatımızı, hasılı bütün varlığımızı değiştirir. İnsanın benliği bütünüyle değişime uğrar. Bu değişim de fıtrattaki yatkınlığa göredir.
Uçsuz bucaksız yabancı toprakları ele geçirip, talan ettikten sonra orada yaşayanları eğitmeyip, onların hayatını ve devletin düzenini iyileştirmedikten sonra ne fayda?
Din bir insanın dünyayla, insanlarla, tarladaki her bir bitkiyle kurduğu bağın tezahürüdür. Bu bağlar yok olursa ne devlet, ne toplum, ne de insan ayakta kalabilir.
Zeki olmak, sivil kıyafetler giymek, boynunuzda devasa bir yaka ya da kafanızda modern bir silindir şapka takmak demek değildir. Aydınlar halkın beynidir. Halkınız sizi iyi bir eğitimden sonra iyi bir maaş alın, akşamları kafelerde iskambil kağıtları ve domino taşlarının başına oturun diye yetiştirmedi. Bu durumda aydın değil,aydın çamurusunuz.