Yazarın yazım tarzı düşünce tarzıma çok uygundu ve bölüm içermemesine rağmen hikayeden kopmadan okumayı sürdürebildim. Bu kitabı okumak için önemli olan düzenli ve kopmadan okuyabilmek. Aksi halde takip edilmesi zor olabilir.
Yaşam öyküsü düşünüldüğünde kardeş kıskançlığı, hayatta kalma mücadelesi, ailenin vazgeçişi, geçmişte saklanan sırların gün yüzüne bir gün mutlaka çıkışı, sahiplenebilmek, evlat kaybı sancısı, aşk sancısı, hayal kırıklıkları... barındırmasıyla etkilendiğim bir kitap oldu.
Fakat hikayenin sonu kafamdaki sonla ya da Esme'yi hayal ettiğim karakter tipolojisiyle uyuşmadı sönük kaldı. Soru işaretleriyle bitirdiğim bir kitap oldu.
Eleştirileri ve kendi beğenimi göz önüne alınca Hamnet'i merak eder oldum.
Bu durumun ben de uyandırdığı his ise Zülfü Livaneli Kardeşimin Hikayesi ve Serenad okuma sırasını hatırlattı. İlk KArdeşimin Hikayesi'ni sonra Serenad'ı okumuştum ve etkilenmiştim. Fakat önce Serenad'ı okuyanları Kardeşimin Hikayesi'ni etkileyici bulmamışlardı. Zannımca bu kitaplar için de aynısı geçerli olabilir. Bunun için de biran önce Hamnet'i okuyup test etmek lazım.
Anadolu insanının ve ağalığın şark kurnazlığı etrafında evrilmesi, tahsilli gençlerin Anadolu'dan bi haber yaşantıları... Hep musibetten ders alma halimiz...