İnsan aslında karmaşık bir varlık değil. Çoğunluğu zamanın büyük bir bölümünü yaşamak için kullanıyor, geriye kalanı ise, özgür oldukları küçük zaman diliminden öyle korkuyor ki, ondan kurtulmanın her türlü yolunu deniyor: İşte insanın değişmez yazgısı!
Budalalar, aslında sıranın bir önemi olmadığını, ilk sırada olmanın nadiren insanı en önemli kişi kıldığını görmüyorlar! Kimi kralı nazırı, kimi nazırı da müsteşarı yönetir. Böyle olunca en önemli kişi kim? Bana kalırsa, başkalarını değer-lendiren, kudretli ve kurnaz olan, yeteneklerini ve tutkularını planlarını uygulamak için devreye sokan kişidir.
En büyük mutsuzluk, burada iğrenç insanların yanında hissedilen can sıkıntısı, aralarındaki yükselme rekabeti, bir adım öne çıksınlar diye birbirlerini gözetleyip dikkat kesilmeleri; gizlemeye hiç gerek duyulmayan çok acınacak, çok alçakça tutkular.
Örnek verecek olursam, burada herkese soyluluğunu ve topraklarını sürekli anlatan bir kadın var, onu dinleyen her yabancının aklından bu kadının birazcık soyluluğu ve geniş topraklarıyla övünen bir deli olduğu geçer. - Ama durum daha da beter, civarda oturan bir katibin kızı o sadece. - Gördün işte, kendini bu kadar küçük düşürecek kadar akılsız davranan insanları anlayamıyorum.