"Asgari ölçüde spoiler"
Mutsuz sonla biten hikayelerin güzelliğini bir kez daha yâd ettim bu kitapla. Toplam 5 hikayeden oluşan Mutlu Prens eseri, her hikayenin buruk bırakan finaliyle buruk bırakıyor bizleri.
Mutlu Prens'in kurşundan kalbi, kırlangıcın donmuş cesediyle aynı çöplüğe defnediliyor, bülbül aşk uğruna kendini feda ediyor ve ne yazık ki bu fedakarlığı büyük bir küstahlık müzakeresinde zayi oluyor, bencil dev en mutlu anında ölüyor, vefalı dost, vefasız dostun adiliğiyle vefakar ölüme yürüyor, nobran havai fişek ise bataklıkta kokuşuyor.
İşte böyle bir çocuk kitabıydı Oscar Wilde'ınkisi.
Mutsuz sonla biten mutluluklar vardı bu beş hikayede.
Tanrı meleklerine emretti: "Bana yeryüzündeki en değerli iki şeyi getirin!" Melekler ise çöplüğe defnedilmiş olan Mutlu Prens'in kurşundan kalbini ve fedakar serçenin cansız bedenini Tanrı'ya sundu. İşte mutsuz sonla biten bu hikaye, Tanrı'nın "en değerli iki şey" olarak tazim etmesiyle tebessüm olarak düştü dudaklara.
Bir aşk uğruna, kalbini bir gülün dikenine saplayıp, o gülü kan kırmızısı edene kadar hüzünlü şarkılar söyleyen ve bu hal üzere ölen bülbülün hikayesi ise; "Bülbüller ve güller aşkına, inadına aşka ve inadına aşıklığa!" dedirterek bahtiyar kıldı aşkı.
Somurtkan ve bencil Dev, bir çocuk tebessümüyle terk ederken tüm nobranlığını ve zorbalığını, en güzel bahçenin krallığını üstlenmişken ilerleyen yaşında... Ona şefkati öğreten minik dostuna yürüdü ve ölümle müjdelendi aniden. Ölümle biten bu hikaye, cennet muştusu olmuştu Dev için. Anlam bulan ve anlamı anlamlı kılan her okuyucu, buruk bir mutluluk duydu gönül bahçesinde.
Vefalı dost ise gözyaşlarıyla uğurlanacak kadar acıklı bir saflığın avcunda yitirildi. Onun ölümü, adi dostları hizaya çekme cüreti kazandırdı sakin tabiatlı çehrelere. Mutlu sonla