Nasıl tutayım ki ruhumu,
değmesin diye seninkine?
Nasıl tutup da kaldırayım onu senin üzerinden başka şeylere?
Ah, karanlığın ortasında yitik bir şeylerin içine koyayım isterdim ruhumu,
yabancı, sessiz bir yere,
senin derinliklerin titreşirken titreşmeyen.
Lakin her şey, bize dokunan, sana ve bana,
ikimizi birden alıyor, iki telden tek ses çıkaran yayın çekişi gibi.
Hangi enstrümanın teliyiz?
Hangi kemancı tutuyor elinde bizi?
Ah, güzel şarkı.
yüreğimdeki ezgim ol istiyorum
seni çok seviyorum.
sevgilim, işte eylül
ve işte senin usul usul seğiren yüzün.
zaman ki sonsuzdur
bitmemiş şiirler gibidir.
bazı hüzünleri
bazı nehirleri tutup anlatmak gibidir.
biz ki zamanı tırnak içine alıp yaşadık
(isteğin bulanık kıyısında).
bundan değil midir bizim aşkımızda
sürekli bir akşam hüznü vardır.
İlhan Berk