Ay Çöreği

Ay Çöreği
@NoblesseOblige
Öğretmen
Nefes alabileceğim bir yere gidiyorum. İnsanların bencillikleriyle, asalakça yaşayışlarıyla ve ucuz hayat tasavvurlarıyla uğraşmak zorunda kalmayacağım; konuşurken her kelimeyi defalarca tartmak durumunda hissetmeyeceğim; yanlış anlaşılma ya da anlaşılmama kaygısı taşımayacağım bir yer. İnsan türünün kibrine karşı somut bir mide bulantısı duymadığım; kendilerini yüceltmek, kendi lehlerine olan her şeyi tahkim etmek ve varlıklarını başkalarına karşı görünür kılabilmek, varlıklarını meşrulaştırabilmek adına kendilerini tüketircesine çabalayan sayısız sömürücü organizmanın, parazitin bulunmadığı bir yere. Memleket. Derin bir nefes.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Freud’un “id” kavramıyla Karamazov Kardeşler’deki şeytan figürü arasında önemli paralellikler var. Freud’a göre “id”, insanın en ilkel, dürtüsel, mantık dışı yanıdır; haz ilkesiyle çalışır ve ahlaki değerlerden bağımsızdır. Ivan’ın zihninde ortaya çıkan şeytan da tam olarak bu dürtüsel, bastırılmış tarafın sembolüdür. Birincisi, şeytan sürekli Ivan’ın bastırmaya çalıştığı suçluluk ve cinayet düşüncelerini yüzüne vurur; tıpkı “id”in bilinçdışında saklanan istekleri aniden yüzeye çıkarması gibi. İkincisi, şeytan mantıklı tartışmalardan çok iğneleyici, alaycı, hatta anlamsız görünen sözler kullanır; bu, “id”in mantıkla değil dürtüyle hareket etmesine benzer. Üçüncüsü, şeytanın varlığı tamamen Ivan’ın zihninde üretilmiştir, yani gerçek dünyada bağımsız bir varlığı yoktur; bu, “id”in bilinçdışı bir yapı olmasıyla örtüşür. Son olarak, şeytan Ivan’ı ahlaki değerlerden uzaklaştırıp kendi içgüdülerine kulak vermeye iter; bu da “id”in, süperego (ahlak) ile ego (mantık) arasındaki çatışmada karanlık tarafı temsil etmesiyle paraleldir. Dostoyevski’nin bu sahnede yarattığı figür, aslında Freud’un teorisini neredeyse edebi bir şekilde canlandırır.
Varlığın iç yüzünü kavrama, insana vâkıf olma arzusuyla sonsuz bir açlık içinde bilgiye susamış, araştırıcı, çabalayan ruhun serüvenidir Faust. Faust'u etik bakımdan pozitif bir sembol olarak kabul etmek mümkün değildir. Tüm etik paradokslara rağmen Goethe, Faust'u lânetlemez.
Pessoa ya da Camus varken Dazai tercih etmem tamamen meraktan. Trajik yaşam öyküsü olması iyi yazdığı anlamına gelmiyor bana kalırsa. Steinbeck'in okumadığım bir tek alınyazısı kaldı. Okuyun, okutturun.
Zambakovskylerim ve Suyu Arayan Adam.