"Biliyor musunuz, biz çubuk eve bir isim koyduk."
"Öyle mi? Ne kadar güzel. Ne isim koydunuz bakalım."
"Kardeşim evimize Çocuk Dükkanı adını verdi. Ona göre, büyümek isteyen çocuklar Büyü Dükkanı'na büyümek istemeyen çocuklar ise Çocuk Dükkanı'na gelecekmiş. Sizce de güzel bir isim değil mi?"
Bazen çocuklar, hiç büyük olmadıkları halde büyükleri anlarlar, ancak büyüklerin hepsi daha önce çocuk oldukları halde çocukları anlamakta zorlanırlardı.
“Müşterilerimden biri, mutluluğu bir kibritin alevine benzetmişti. Ya esen bir rüzgâr söndürür, ya siz üflersiniz, ya da sonuna kadar yanıp, kendiliğinden söner dediğini hatırlıyorum. Kibritin alevi önünde sonunda söner ama başka bir kibrit yakma şansınız daima vardır.”