Nobody

Nobody
@Nobodyyn
Ve bence tüm çocukların gökyüzün­ de sadece kendilerine ait bir yıldızları olmalı.
“Kendi tebaamı gördüğümde tanırım ve şu an bir tanesi sizin şehir sınırlarınız içerisinde bulunuyor. Onun bulunmasını ve bana getirilmesini istiyorum.” “Elbette, iki buçuk milyon insanın yaşadığı bir şehirde bu hiç sorun olmayacaktır. İzin verin de bir koşu gidip özel Aylı detektörümü alayım ve işe koyulalım.”
Levana & Kai·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Bunca şıklık ama gidecek bir yer yok,” dedi Iko, kapının oradan. “Evet, tabii. Tek ihtiyacım bir taç.” “Ben kendimden bahsediyordum.” Cinder sandalyesini geriye çevirdi. Iko, Adri’nin inci kolyelerinden birkaç tanesini o ampul gibi kafasına geçirmiş ve sensörlerinin hemen altına sürdüğü kırmızı rujla korkunç bir dudak resmi çizmişti. Cinder güldü. “Vay canına. O renk seni çok açmış.” “Öyle mi düşünüyorsun?” Iko, lastiği üstünde ilerleyerek odaya girdi ve Cinder’ın masasının yanında durdu. Ekrandaki yansımasına bakmaya çalıştı. “Baloya gidip prensle dans etmeyi hayal ediyordum.”
Kai omuzlarını silkti ve yüzünü Cinder’a çevirdi. Başını kibarca eğerken, gözlerindeki ifade de yumuşamıştı. “Yollarımızın yakında tekrar kesişeceğini umarım.” “Gerçekten mi? Bu durumda, sizi takip etmeye devam etsem iyi olacak sanırım.” Cinder bir an için, yaptığı şakadan pişmanlık duyar gibi oldu ama sonra Kai bir kahkaha patlattı. İçten gelen bir şekilde sunduğu bu gülücük, Cinder’ın içini ısıttı.
“Majesteleri?” “Bana Kai diyebilirsin.” “Efendim?” “Bu majesteleri lafını daha fazla duymak istemiyorum. Diğer herkes yeteri kadar kullanıyor zaten. Bana sadece Kai diyebilirsin.” “Hayır. Bu hiç de uygun...” “Bu isteğimi bir kraliyet emri hâline getirttirme bana.” “Peki, tamam. Sanırım.” “Teşekkürler.”
Cinder & Kai·Kitabı okudu