Sözcükler... Kendi suskunluklarının üzerine kapanmış, boşlukta soluk alıp vermeye çalışan maskeler... Bir girdaba kapılmışcasına ayrışan, birleşen, yeniden ayrışan, tutuşan ve sönen... Sanki topraktan, ölüler toprağından gelen, ani öfkeli bir rüzgâra kapılıp dönmemecesine giden... Unutulmuş, yitirilmiş her şey pahasına var olacak başka bir dünyaya...
Geride kalansa boş, beyaz kağıtlar. Başlan- gıcındaki gibi, çıplak ve çorak... Onların ıssız çığlığında ben susuyorum.