Erkekler, sistem ve devlet tarafından şiddetin her türlüsüne
uğramış kadın bir yazarın; elindeki en güçlü silahı olan
kelimelerle , en kötü olayları bile anlatırken kullandığı hayranlık uyandıracak edebi diliyle zamana karşı yazılan bir vicdan defteri.
Ceplerimizde huzursuz hikayeler. Belleklerimizde irini kurumamış yaralar. Tırnaklarımızın arası hayattan kazıdığımız kirlerle dolu. Ne geçmişe güvenimiz var, ne bugüne, ne de geleceğe. Ölülerimizi sırtımızda taşıyoruz. İnatla doğurmuyoruz. Çoğalmıyoruz. Geceleri daracık mezarlarda uyuyoruz. Gündüzleri ha öldük ha öldürdük diye korkuyoruz. Kötüyü gördük. Unutamıyoruz.