Sabahattin Ali'den nefret ediyorum. Kitabı incelemeye geçmeden önce bu kitabı 8 yılda neden bitirdiğimi anlatmak istiyorum. 7.sınıftayken kütüphanede aldığım kitabın 150 sayfasını bir günde okudum ama son 14 sayfaya gelince Sabahattin Ali'nin kitabı nasıl bitirebileceğini hayal edince ondan nefret ettim. Kendi kurgu karakteri olsa bile Raif Efendiye bu kadar acı bir son verebilecek olmasının adil olmadığınından dolayı kitaba devam etmek istemedim.
Bundan sonraki kısım kitabın son 14 sayfası hakkında spoiler içermektedir.
Raif Efendi, ankarada caddede Maria Puder'in akrabası olan Frau van Tiedemann ile karşılaşınca kitabın daha önceden de hissettiğim gibi bir ölümle bitebileceğini hayal ettim ve o satırları ilk okuduğum zamandan 4 ay önce sevdiğim bir insanı kaybettiğim için devam edebilme gücünü kendimde bulamadım ve yazarın kurgu karakterine bu kadar acı çektirebilmesinden nefret ederek kitabı bıraktım.
2. defa kitabı elime almam ise 6 yıl sonra üniversite sınavından sonra sevgilimle kitapçıda hediye kitap bakarken oldu. 6 yıl geçmesine rağmen belki de kitabın yarıda bıraktıran etkisinden dolayı kitabın büyük kısmı aklımdaydı ve bıraktığım yerden kitapçıda kitabı okumaya başladım. Başlarda Alman kadının yanındaki küçük kız ilgimi çekmemişti( yazarın başarısı) ve Raif Efendi son sayfalarda sonunda cesaret edip Alman kadına aşık olduğu kadın Maria Puder hakkında konuşmaya çalışırken Alman kadının "İyi bir ressamdı" cevabı bana Haramiler-Mavi Duvar şarkısının "Maviyi çok seversin" ile başlayıp "Maviyi çok severdin" ile bitirmesini hatırlattı ve Sabahattin Ali'den nefret etmemin yıllar önce ne kadar doğru olduğunu hatırlattı ve son 7 sayfayı okumadan bıraktım kitabı.
2 yıl daha geçti ve bu hikayenin hayatımda yarım kalmasını istemediğim için kitabı tekrar elime aldım ve