- Ey sefil! senin gamına, seni sararıp solduran duyularının karmaşasına öylesine imreniyorum ki! Kraliçen için çiçek toplamaya çıkıyorsun umutla - kış ortasında - bulamadığın için üzülüyorsun ve niçin bulamadığını anlamıyorsun. Bense - bense umutsuz, amaçsız dışarı çıkıyor, sonra gittiğim gibi yine eve dönüyorum. - Hollanda Parlamentosu seni ücrete bağlasa, nasıl bir insan olacağını sanıyorsun. Mutluluğunun eksikliğini dünyevi bir engele bağlayabilen, aziz mahluk! Hissetmiyorsun! sefaletinin harap olmuş kalbinde, sarsılmış beyninde yattığını hissetmiyorsun, buna yeryüzünün bütün kralları birleşse, çare bulamaz.