Aziz Bey...Öyle çok içime dokundu ki bu öykü, kelimeler hissettiklerime tercüman olamayacak, biliyorum. Omuzları dik, bakışları keskin, biraz havaice, ruhu kuşları andıran bu adam; sizi alıp götürüyor. Aziz Bey'in hayatı içerisinde kayboluyorsunuz, uzunca hüzünlenip çokça sinirleniyorsunuz. Sonunda ince bir sızı bırakıyor size. Kitap bitince hayatta nasıl var olmalıyız, hayat bize neler getirecek gibi sorular sordum kendime. Kitap beni öyle sarstı ki...Aziz Beyi yolda görsem o uçarı havasından, kibrinden tanıyacak kıvama geldim. Döndürdüm döndürdüm okudum, zaten kitap öyle bir ilerliyor ki bitince olayların devamı baştan devam ediyor. Okuduysanız anlarsınız dediğimi. Velhasıl bu çok içten, tatlı, buruk bir o kadar güzel bir öykü. Mutlaka okuyun, Aziz Bey'i tanımalısınız. Ona sinirlenip üzülmeli, ağlayıp o kapağı kapatınca uzun uzun düşünmelisiniz. Hakikaten çok iyi geliyor. Çok mesudum onu tanıdığım için.