matmazel noraliya

matmazel noraliya
bir gül mü var bu gülşen-i âlemde hârsız?
10/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 19:31
Dakikalar önce kitabı bitirdim ve zihnim berrak bir nehir gibi dinginleşti. Kitabı yaklaşık üç haftada bitirdim. Bazı günler okuyamadım ama her an sanki Jane benimleydi, önce o ürkek kız sonra o küçük mürebbiye hep benim yanımdaydı. Beraber yaşadık ve beraber tecrübe ettik. Eminim bu küçük kızın hayatını okumak her okur için çok zevkli ve faydalı olacaktır. -öyle ümit ediyorum- Gözlerimizin önünde 19.yüzyıl İngilteresi var. Malikaneler, zenginler ve küçük Jane'i okuyoruz. Ama nasıl okuyoruz? Çocukluk yıllarında elinden tutarak bir kadın olana kadar bırakmıyoruz ve ona istemeyerek veda ediyoruz. Kitabın muhteviyatı hakkında çok bir şey söylemek istemiyorum, onu herkesin okumasını ümit ediyorum. Hayatım boyunca unutamayacağım kitaplar arasına küçük Jane'im de girmiş bulunuyor. Ve son bir alıntıyla bitirmek istiyorum. "Asla terk etmeyeceğim mi diyor bu hayal? Ama her zaman uyanır ve bunun boş bir alay olduğunu görürdüm; yalnız ve terk edilmişimdir, hayatım karanlık, yalnız ve ümitsizdir, ruhum susamıştır ama içmesi yasaktır, yüreğim açtır ama ona yemek verilmez." Charlotte Brontë
Jane EyreCharlotte Brontë · Koridor Yayıncılık · 202042,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dökülen gıdalar ve insanlar toplamasın diye tutulan gözcüler...
8/10
·556 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 13:36
Tarih kitaplarında "Büyük Buhran" diyerek geçtiğim iki kelime bu eserden sonra derin anlamlar kazandı. Sanki ben o yıllarda yaşamışım gibi. Bu aile ile Kaliforniya'ya çalışmak için gidip bir yaprak gibi oradan oraya savrulmuşum gibi... Joad ailesi, topraklarından sürülüp Kaliforniya'ya göç ediyorlar. Açlık, sefalet, acımasızlık içinde savaşıyorlar. Hemen hemen her sahnesi insanı yaralıyor. Birçok kez okuyamadım ve tıkandım. Bu eser hakkında uzun bir inceleme yapmak mümkün ancak kelimeler yetersiz kalır. Okumalısınız.
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,7bin okunma
Kitabın sonunu baştan söylersek ne olur?
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2025 20:42
Edebiyatımızda "yazı makinesi" lakabı ile anılan Ahmet Mithat Efendi'nin 1873 yılında yazdığı eseri "Ölüm Allah'ın Emri" tam anlamıyla bir başyapıt. Eser her yönüyle bir ilki yansıtıyor. Ahmet Mithat Efendi'nin kendi söylemiyle "...sonu evvel söyleyeceğim ama diyeceksiniz ki bu halde hikayeden hiçbir lezzet çıkmaz. Maşallah, niçin çıkmasın? hikayeye lezzeti yazar verecek değil mi? Bakın ben lezzet vereyim de çıkar mı çıkmaz mı?" sözleriyle başladığı kitapta olayların sonu en başta yazar tarafından açıklanır. Söylenildiği gibi öyle ustaca yazılır ki okuyucuya son derece lezzet verir. Ahmet Mithat aynı zamanda Tanzimat Döneminde usulün bir ilki olarak devamındakilere bu yolu açmıştır. Eserin baş kahramanları; Paşa, Sinesaf, Sıtkı Bey ve Behice Hanımdır. Kitap Behice Hanım'ın entrikalarını konu alır ama entrika deyince öyle dizilerde gördükleriniz gibi sanmayın. Dizilerdekine taş çıkartır. Müthiş derecede etkilendim ve keşke daha uzun olsaymış dedim. Velhasıl Ahmet Mithat Efendi'nin kalemine bir kez daha hayran kaldım, mutlaka okumalısınız. Ahmet Mithat'ın çokça eserinin içinde parlamayı bekleyen unutulmuş bir mücevher...
Ölüm Allah'ın EmriAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,305 okunma
Okumalısınız.
8/10
·88 syf.··
2024 13. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2024 23:05
Aziz Bey...Öyle çok içime dokundu ki bu öykü, kelimeler hissettiklerime tercüman olamayacak, biliyorum. Omuzları dik, bakışları keskin, biraz havaice, ruhu kuşları andıran bu adam; sizi alıp götürüyor. Aziz Bey'in hayatı içerisinde kayboluyorsunuz, uzunca hüzünlenip çokça sinirleniyorsunuz. Sonunda ince bir sızı bırakıyor size. Kitap bitince hayatta nasıl var olmalıyız, hayat bize neler getirecek gibi sorular sordum kendime. Kitap beni öyle sarstı ki...Aziz Beyi yolda görsem o uçarı havasından, kibrinden tanıyacak kıvama geldim. Döndürdüm döndürdüm okudum, zaten kitap öyle bir ilerliyor ki bitince olayların devamı baştan devam ediyor. Okuduysanız anlarsınız dediğimi. Velhasıl bu çok içten, tatlı, buruk bir o kadar güzel bir öykü. Mutlaka okuyun, Aziz Bey'i tanımalısınız. Ona sinirlenip üzülmeli, ağlayıp o kapağı kapatınca uzun uzun düşünmelisiniz. Hakikaten çok iyi geliyor. Çok mesudum onu tanıdığım için.
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,7bin okunma
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2024 00:19
Uzun zaman sonra beni yeniden kitap okumaya heyecanlandıran eser. Güzide Sabri'nin bizlere bıraktığı ölmüş bir kadının evrak-ı metrukesi...Bana göre zamanının çok ötesinde bir roman, evet şu an düşünülürse çok klişe gelebilir ama yazılan zamanın Türkiye'sinde oldukça satan yankı uyandıran bir konuya sahip olduğu aşikâr. Eserde ölmüş kadın olan Fikret, eğer hasta olmasa bile yine ölürdü çünkü iki lafından biri mutlaka "kaç günüm kaldı ne şunun şurasında" gibi sözler. Aşırı kasvetli bir eser ama bunun yanında kendini okutmayı başarıyor, inanılmaz tesadüfler içeriyor. Her seferinde 'hadi bee' oldum. Yine de beni çok heyecanlandıran bir kitap oldu, mukadderat ne ise o'dur dedim her şeyin sonunda...kaçmak, kaçınmak kifayetsiz birtakım uğraştı bu hayatta. Mutlaka okumanızı tavsiye eder, hayırlı günler dilerim. Güzide Sabri Aygün Not: Devam kitabı olan Nedret'i de okumanızı tavsiye ederim, onu da okumak şüphesiz bu ölmüş kadını derinden anlamamızı sağlar.
Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı MetrukesiGüzide Sabri Aygün · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20224,027 okunma