Kitaplar lüks eşyalar olarak sayıldıklarından çok pahalıydılar. Ne kadar değerli olduklarını, savaş ganimeti olarak görülmelerinden de anlayabiliriz. Örnek vermek gerekirse yaklaşık 1300'lerde Augustinus'un 'itiraflar' adlı eseri; 120, Luka İncili; 60 denarius para idi.
Kitaplar çok değerli olduğu için sıklıkla çalınıyordu. Özellikle altın kullanılan süslü baş harfler bıçakla kesilip çalınabiliyordu. Bunu önlemek için yapılanlardan biri kitap raflarının zincirlerle çevrilmesiydi. Başka bir seçenek, kitabı masaya zincirlemekti. Bunun için kitapların alt ya da üstlerine zincirin takılabileceği halkalar yapılıyordu.
Orta Çağ Avrupası'nda üretilen el yazmalarına baktığınızda süslü, büyük baş harfleri hemen görürsünüz. Bu harfler aynı zamanda bir işaretti. Önemli bir bölümün ya da konunun başladığını gösteriyor, okuyucuyu yönlendiriyordu. Bu süslemeyi yapan keşişler ayrı bir eğitim alıyordu çünkü bu süslemeleri yapmak çok zahmetli bir işti.