Soren

Soren
@NotAvailable
cismi fikrine yetişemeyen biriyim maalesef
"Bir insanın at olmasını gerektirmez ahırda doğması" diyor Bernard Shaw evet ama ahırda büyümüş bir insanı at gibi hissetmekten alıkoyamazsınız
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Her şeyi farkedip hiçbir şeyi değiştirememenin ağırlığı
1000Kitap
8/10
·224 syf.·
2024 193. kitabı
Kitap neredeyse baştan sona ebeveynlerin çocuğu istismar ettiği üzerinde duruyor. Alice Miller bize anne ve babamıza karşı olumsuz duygular beslememizin çok normal olduğunu, toplumda dayatılanın aksine onlara her koşulda sevgi ve hürmet borcumuz olmadığını söylüyor. Okudukça ve durup dışarıdan baktıkça hak veriyor insan. Kişinin bedeninde karşılık bulan çoğu hastalığın bilinç seviyesine ulaşamamış duyguları bastırmanın sonucu olduğunu iddia ediyor. Başta "bir puro sadece bir purodur, bazen" tavrı takınıp ciddiye almamıştım. ama ilerledikçe ve okurken olup bitenleri de gözlemledikçe hemen her şeyi bu kitap gözüyle okumaya başlamak gibi bir lanete kapıldım. Bi de son günlerde artan çocuk cinayetleri, ailelerinin bu konudaki payının haberlerini görmek de etki etmiş olsa gerek. Sanki kitapta yeni bir şey öğrenmemişim de bedenimin yıllardır bildiği şeyleri, bilinç düzeyine çağırmışım gibi
Duygu ve Düşünce
Beden Asla Yalan SöylemezAlice Miller · Okuyan Us Yayınları · 20194,210 okunma
Çocuklukta yaşanan acılarla yüzleşememe hem dini itaat, kinizm ve ironi şeklinde hem de felsefe ya da edebiyat kılığında gizlenen kendine yabancılaşma biçimlerinde görülebilir. Ancak beden, eninde sonunda isyan edecektir. Uyuşturucuların, nikotinin, ilaçların yardımıyla geçici olarak bastırılabilse de son sözü genellikle o söyler, çünkü özellikle zihin, yabancı bir ben olarak işlev görmek üzere eğitildiyse, kendini kandırma zihne kıyasla bedende daha kolay görülür. Bedenin verdiği mesajları yok sayabilir ya da onları ciddiye almayabiliriz, ancak bedenin isyanı dikkate alınmalıdır. Çünkü bedenin dili, kendi benliklerimizin ve canımızın gücünün samimi bir ifadesidir.
Sayfa 198
Alıntı
Gerçekten beni sevseydi, bu sevgiyi hissetmez miydim? Manyak değilim, biri beni sevdiği zaman, içimden geçeni söylememe izin verdiği ve söyleyeceklerimle ilgilendiği zaman bunu hissedebilirim.Ama annem söz konusu olduğu zaman, bütün hissettiğim ona bakmamı ve onu sevmemi istediği. Aynı zamanda bunun tam tersinin doğru olduğuna inanmamı istiyor. Buna şantaj derler! Belki de çocukken bunu hissetmiştim, ancak söyleyememiştim, nasıl söyleyeceğimi bilememiştim. Bunu şimdi anlıyorum.
Sayfa 178
Alıntı