Soren

Soren
@NotAvailable
cismi fikrine yetişemeyen biriyim maalesef
4/10
·184 syf.·
2024 192. kitabı
Kitap geniş kitlelerce okunması niyetiyle değil de yazarımızın kızına "armağan"ı. Üniversite son sınıfta (İTÜ mühendislik) okulu bitirip konservatuvara yazılan Celal Kadri Kınoğlu bu cesareti göstermese hayatının nasıl bir yöne evrileceği üzerine tahminde bulunuyor sanki. Çok şey beklediğim için mi, okuduklarımdan daha fazlasını onda izlediğim için mi emin değilim bu kitap istediğim hissiyatı oluşturmadı bende. Bi kere ne kadar engel olmaya çalışsam da baş karakterin genç kıza olan yaklaşımı en başından beri rahatsız etti beni. Bu kadar sığ eleştirmek istemezdim ama daha başından itiyor. 23 yaşındaki (kendinde yaşça çok büyük biriyle olmaya müsait olmayan bir yaş, benim yaşım) ve torunu olacak kadar yaşlı, hayattan elini ayağını çekmeye hazırlanmış adamın arasındaki zamanla değil de daha baştan varmış gibi ifade edilen o yakınlık... Genç kızdaki alıma, cazibeye sürekli vurgu yapılması... Adamda bu özelliklere dair herhangi bir fikrimizin olmaması, buna gerek duyulmaması... Kızın daha başta beğenilen bir nesne yerine konması ( Simone de Beauvoir gözüyle baktım elimde olmadan)... Kızın estetiğine her atıfta bulunulduğunda kendimi kıyasa mecbur hissetmem... Kızın daha baştan kendi olarak değil de adama uyarak kimlik kazanması... Yaşlı bir adamın genç kız fantezisi olarak okumaktan geri duramamam... Bir çok açıdan rahatsız edici bulurken zevk almam pek mümkün değildi. Edebi yönden zengin değil, bilgi-araştırma yönünden pek bi katkısı yok. Yazarın zevklerini öğreniyoruz. (Kızına armağanı olduğunu düşününce mantıklı ama böyle bir hikayayle mi gerçekten?) Genç kız yerine genç erkek olsa baştan okusam çok değerli tarafları var ... Yine de Kınoğlu'nu çok değerli bularak takip etmeye devam edicem
1000Kitap
ArmağanCelal Kadri Kınoğlu · İthaki Yayınları · 2022257 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Düşüncelerinden dolayı bir suçlu gibi heyecanlanıp, kendi haklılığından korkuyorsan, yanlış yerdesin demektir. Yanlış kişiyle berabersin. Yanlış iştesin. Yanlış bir evdesin. Ayrıl. Kurtul oradan!
Sayfa 148
Alıntı
Yalnızlık Yapayalnız, salondaki kanepede, televizyon ışığında, kendine acıyarak uyumaya çalışsan da... Unutma. Yanlış bir aşk, teselli etmeyecekti seni. Mutluluk Mutluluk, şansa bırakılmaz. Onu kendi yeteneğinle yaratıp feda etmeyeceğin özgürlüğünle korumalısın.
Sayfa 134
Ah zavallı, açgözlü, şaşkın, telaşlı insanlar! Bir türlü karar veremediniz nasıl yaşamak istediğinize. Görgüsüzler hep rahatsızdır böyle. Nasıl olsun dekorasyon, nasıl olsun tatiller, nasıl davranalım birbirimize... Gazetelerde günün modası nasıl ilan ediliyorsa, o şekle bürünürler ve her sezon değişirler, tükenmeyen bir huzursuzluk içinde. Gelenekten kopmuş ve artık hiçbir temeli olmayan modernliğin bulmacasında kaybolurlar.
Sayfa 113
Alıntı
"İçindeki mikrofona, hepsi de sen olan çok farklı kişiler konuşur... Şaşırma... Kalbi kalabalıktır insanın... Sadece sana güç veren sesi dinle."
Sayfa 132