Turgut Özakman’ın kaleminde tarih, sadece geçmişin sayfalarında kalmaz, canlı ve insanın yüreğine dokunan bir anlatıya dönüşür. “Dersimiz: Atatürk,”bunun en güzel örneklerinden biri. Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı, Kurtuluş Savaşı’nın direniş ruhu ve Cumhuriyet’in kuruluş süreci, çocukların anlayabileceği bir sadelikle, ama yetişkinlerin de hayran kalacağı bir derinlikle sunuluyor.
Kitap, 5. sınıf öğrencisi Mert ve arkadaşlarının Atatürk ödeviyle başlıyor. Konu önemli, çünkü Atatürk… Peki, bu ödev nasıl yapılacak? İşte bu noktada devreye Mert’in dedesi giriyor. Hem bilgili hem yazarlık yapan dedesi, “yetiştirilmesi gereken kitapları” olmasına rağmen, Atatürk söz konusu olunca çocuklara zaman ayırmayı kabul ediyor.
Hafta sonu dedenin evinde toplanan çocuklar, sadece bir ders dinlemiyor, bir yaşam hikâyesiyle karşılaşıyorlar. Dede, Atatürk’ün çocukluk yıllarından başlayarak; Yalova’daki yürüyen köşk, Atatürk Orman Çiftliği, açılan fabrikalar ve halkla kurduğu sıcak ilişkiler gibi detayları anlatıyor. Özakman’ın dili o kadar yalın ve doğal ki, satırları okurken sanki dedenin karşısında oturmuş, onun anlattıklarını birlikte yaşıyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz.
Kitap, fotoğraflar ve film kareleriyle destekleniyor, bu da okuru sahnelere daha da yakınlaştırıyor. Eser, senaryosunu Özakman’ın yazdığı ve Hamdi Alkan’ın yönettiği “Dersimiz: Atatürk” filminin metnine dayanıyor. Filmle aynı sahneleri okurken adeta zihninizde perde açılıyor fakat kitabı okumak, olayların ve duyguların derinliğini çok daha etkili hissettiriyor.
Bu eser sadece çocuklar için değil, her yaştan insanın yeniden okuması gereken bir kitap. Çünkü Atatürk’ün hayatı ve idealleri, bir tarih bilgisi olmanın ötesinde, bir milletin ortak hafızasıdır. Özakman, hem Atatürk’ün liderliğini hem de insan yönünü