“Günümüz dünyası eylem ve duyguların temsil edildiği ve yorumlandığı bir tiyatro değil, mahremiyetlerin sergilendiği, satıldığı ve tüketildiği bir pazardır. Tiyatro temsilin, pazarsa sergilenenin mekânıdır.”
“Bir şeyin güzelliği ancak “çok daha sonra”, başka bir şeyin ışığı altında *yadigâr* olarak belirir. Güzel olan gösterinin anlık parıltısı, dolaysız uyarısı değil, *zamnın sessiz ardıl ışıması, fosforışısı*dır.”
“Bir şeyi adlandıramıyor olmak iç huzursuzluğun şaşmaz bir belirtisidir. … Etki ortadadır ama yeri tespit edilemez, ne işaretine kavuşur ne de adına; delip geçicidir ama yine de benim belirsiz bir alanıma konar…”
“…cazibelerinin yüksek bir düzeyde kalması için en yakınımız olan insanların bile kısmen belirsiz ya da gözlemlenemez bir biçimde varolmaları gerekir.”