"Miçiyo Hanım sana ait. Ancak o bir eşya değil, bir insan. Onun kalbine sahip olamazsın. Kendisinden başka kalbinde neler olduğu, sevgisi, nefreti veya yönünü sen belirleyemezsin. Bir koca olarak bunu yapmaya hakkın yok. Bu nedenle, eşinin sevgisinin başka birine kaymasını engellemek de bir kocanın görevi olmalıdır!”
Baş karakterimiz Daisuke; tembel, bencil ama aynı zamanda zeki bir karakter olduğu için çevresine sunduğu çeşitli argümanlar sayesinde kendini hiçbir şey yapmamak konusunda sizi etkileyip “o da kendince haklı” dedirtebilen biri.
(Tembel demişken şunu da eklemeden geçmek istemiyorum. Bana kalırsa Daisuke’yi direkt tembel olarak adlandırmak haksızlık olur. O yalnızca toplumun biçtiği standartlara göre tembel kalan ama istediği alanlarda da gayretini gösteren biri. Bunu her gün okuma yapmasından anlayabiliriz. Boş bir karakter olduğunu düşünmüyorum.)
Daisuke, her zaman mantıkla hareket ettiğini savunmuş, duygularını gizli yaşayan ve bunların sorumluluklarının altından kalkamayacağını düşündüğü için harekete geçmeyen bir karakter. Tabii hayat böyle geçmez, toplum içinde yaşıyorsak istesek de istemesek de bir yerde topluma uyum sağlamak zorundayız. Bu kitap da bize bunu göstermiş oldu. Ya topluma göre davranırsın ya da davranmayıp sonuçlarına katlanırsın…
Kitabın olayı aşk olsa da bence aşktan öte Japonya’yı anlatıyor, kültürünü gösteriyor.
Aşk konusunda tatmin ettiğini söyleyemem. Daisuke kendinin bu kadar zıttı davranacak şekilde Miçiyo’yu ne ara bu kadar sevdi? Bu konuda bazı boşluklar olduğunu düşünüyorum. Sevgisinin nedenlerine daha çok yer verilmeliydi bence.
Daisuke’nin iç dünyasını da biraz daha fazla görmeyi isterdim. Yalnız yaşayan, toplumsal değerleri ve toplumu önemsiz gören birinin düşüncelerini daha fazla okumak, anlamak keyifli olurdu diye düşünüyorum. (Okuyan birçok kişiyi sinir etse de bazı durumlarda ben kendimle bağdaştırdığım için Daisuke’yi daha çok okumak istedim. Tutkusuz, insanların tabiriyle ciddiyetsiz ve tembel biri olarak böyle birinin kafasına girmekten memnun olurdum…)
Genel olarak akıcı dili ve yavaş da olsa sürükleyici bir hikayesi