“Davanın yalnızca kendi tarafını bilen, davayı pek az biliyor demektir. Gerekçelerin iyi olabilir, kimse de onların yanlışlığını gösterememiş olabilir. Ama eğer o da karşı tarafın gerekçelerinin yanlışlığını aynı şekilde gösteremiyorsa; hatta onların ne olduğunu bile bilmiyorsa, iki görüşten herhangi birini seçmesi için yeterli nedeni yoktur.”
“Düşünme özgürlüğünün gerekki olmasının tek ya da başlıca nedeni, büyük düşünürler yaratmak değildir elbette. Tam tersine, ortalama insanların ulaşabileceği zihinsel düzeye ulaşmalarını sağlamak en az o kadar, belki de daha da gereklidir.”
“Muhakemesi gerçekten güven duyulmayı hak eden bir kişiyi ele alalım, bu duruma nasıl gelmiştir? Çünkü söz konusu kişi, görüşleri ve davranışlarıyla ilgili eleştirilere zihnini açık tutmuştur. Çünkü ona karşı her şeyi dinleme alışkanlığı vardır; eleştiriden haklı olduğu ölçüde yararlanma ve hatanın hata olduğunu hem kendine hem de bazı durumlarda başkalarına açıkça anlatma alışkanlığı vardır. Çünkü bir insanın bir konunun tamamını bilmeye yaklaşmasının tek yolunun, her türlü farklı görüşe sahip insanları dinlemek, her türden zihnin bu konuya bakış biçimlerinin tümünü incelemek olduğunu hissetmiştir.”