Ah, insan işte bu denli fani bir varlık; tam da varoluşundan hiçbir kuşku duymadığı, mevcudiyetini gerçekten duyumsattığı tek yerde bile, sevdiklerinin hatıralarında, onların ruhlarında bile yitip yok olmaktadır, hem de o denli çabuk!
Yüz defa, elime bir bıçak alıp sıkışan yüreğimi soluklandıracaktım. Aşırı koşturulmaktan korkunç biçimde hararetlenince içgüdüsel olarak damarlarını ısıran ve böylece soluklanan safkan atlardan söz edilir. Çoğunlukla kendimi duyumsayışım böyledir, bir kan damarı açmak istiyorum, bana sonsuz özgürlüğü bu verecek.
"Var!" diyebilir misin? Her şey gelip geçmiyor mu? Her şey, rüzgar gibi yanımızdan esip uçmuyor mu? Her şeyin, varoluşuyla birlikte sahip olduğu gücü sonuna kadar tüketme fırsatını bulması ender değil midir? Her şey, akıntıya kapılıyor, batırılıyor ve kayalarda parçalanmıyor mu?