Nurkız

Nurkız
@Nrdncngz
Halden anlarım.
Bugünlerde kendimle çok konuşuyorum. Belki de deliriyorum. Yok yok! Kendimi ciddiye alıyorum galiba.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bunca zaman peşinden gelmiş olmam, bir dağın eteklerinden zirveye bakıp, oraya tırmanıp asla dönmem diyen dağcının, ölümüne inadını andırıyordu. Sen de inat edip durdun. Severek sevilmeye çalışıyordum. Anlamıyordun.
Benim sende bulduğumu herkes her yerde arıyor.
Başlangıç
Evet düştüm, altında dinlenebileceğim, kafamı sokabileceğim bir gölgelik arıyorum. Elbette benim de kızdığım, kırıldığım, feryad etmek istediğim bir çok durum var. Lakin. Kafa tutacak kadar cesur, "ben olsaydım" diyecek kadar teklifsiz/yakın değilim. İnsan olarak, önce her türlü yanlışı yapıp, ortalığı savaş alanına çevirip, sonra da "neden?" Diyemem. Belki, Allahım, kavgalar ettim, etrafı kirlettim, kalpler kırdım, tembellikler yaptım, Ölçüsüz/tartısız hayallerin peşine düşüp, sarp dağların zirvelerine çıktım. Taşıyamayacağım yükleri omuzlayıp altında ezildim. Aklımı kullanmak yerine, duygularımın, arzularımın kılavuzluğuna güvenip dipsiz kuyulara/sulara daldım. Hesapsız özlemlerin, kaprislerin, beklentilerin kurbanı oldum. Şimdi çıktığım yerden inemiyorum. Düştüğüm yerden çıkamıyorum. Bana, herşeye rağmen yardım eder, elimden tutup, düştüğüm yerden kaldırır mısın? Diyebilirim. ... Bana verilen son sınır budur çünkü.