Yüksek bir beklentiyle okumaya başladığım kitabın beklentimi karşıladığını söyleyemem.
Atatürk’ün son günlerinde hayatını gözden geçirişini; çocukluğundan, ilk gençliğinden savaş yıllarına, kadınlara karşı hissettiği duygulardan evliliğine, Fikriye’den kadınlarla kurduğu dostluklara, kahve, sigara ve alkolün hayatını mahvedişini onun dilinden okuyoruz. Bazı bölümlerde yazarın kendi duygu ve düşüncelerini fazla ön plana çıkardığını düşünüyorum. Mustafa Kemal kesinlikle böyle düşünmemiştir dediğim cümleler, bölümler oldu.
Koskoca bir hayatı, Mustafa Kemal’in hayatını, bir kitaba sığdırabilmek hiç kolay olmasa gerek. Ben biraz yüzeysel buldum. Mutlaka okunmalı diyemeyeceğim, okunabilir bir eser benim gözümde.
Kadınlarımızı yok sayarak, evlere kapatarak onların ışığından, yeteneklerinden, ilhamlarından yararlanamadığımız için mi acaba toplum olarak eksik kalmıştık?
Çöl Çiçeği Waris, bu kadar da olamaz gerçek değildir, diyeceğimiz olayların başkahramanı Somalili güçlü kadın. Çocuk yaşta sünnet edilmiş, acısıyla hayata tutunmuş ancak çocuk yaşta deve karşılığında evlendirileceğini öğrenince buna karşı çıkan, kendi hayatı için karanlığa gözü kapalı adım atan güçlü kadın. Çölün ortasında göçebe hayat sürerken dünyanın farklı kıtalarına kanat açan özgür kadın Waris.
Düşen, düştüğü yerden daha da güçlenerek kalkan her kalkışında daha sağlam adımlar atan özgür kadın.
Keşke gerçek olmasa bu yaşananlar dediğimiz gerçek bir hikâye. Güçlü bir kadının tüm kadınlara örnek bir hayat mücadelesi.
Bir kadının , her şey bitti, pes ediyorum, demek yerine , her şey yeni başlıyor, diyerek kurduğu hayatının eşsiz hikâyesi.