Evlatların anne babalarına öfkesi aslında iyileşme sancısıdır; gerçek bir iyileşme için, sonuna kadar yaşanması ve sonuna kadar yaşanmasının engellenmemesi gerekir.
İnsanın kendisi olmasına izin ve imkan barındırmayan aidiyetler gerçek aidiyetler değildir, sömürüdür. "İyi eş" , "iyi evlat" , "İyi anne/ baba" , "İyi vatandaş" tanımı altında bize öğretilenler, "iyi eş", "iyi evlat", "iyi anne/ baba", "İyi vatandaş" olduğunu zannederken kendisini içten içe mutsuz ettiğini bilmediği çıkmaza sokan, bunun bedelini başta kendi çocukları olmak üzere etrafındaki herkesi ödettiğinin farkında olmayan bireyler meydana getirir.
Cehennem, geleceği hayalin ve geçmişi hatırlamanın olmadığı, şimdiden saklanacak hiçbir kuytunun kalmadığı yerdir. Tek zamanlı bir hayat.Acıyı unutturacak hiçbir şeye izin verilmeyen bir yer. Hepsi de burada ve şimdide.Kaçacak bir yer yok kimse hatırlamıyor kimse hayal kurmuyor..
Çocuğun anne- babanın kabulunü elde edebilmek için yapmayacağı şey yoktur.Anne baba çocuğun bu ihtiyacını sömürür. Çocuğu kendi kapris, istek ve ruhsal ihtiyaçları doğrultusunda dilediğince eğitir, yönlendirir, bu istek ve ihtiyaçları çocuğa yansıtarak bunların çocuğun kendi istek ve ihtiyaçları olduğuna inandırır, çocuğun ruhunu kendi malı gibi kullanır.