Bir tarafta, içinde peygamberlerin sözlerini hatırlatan gayet derin bir akıl ve hikmet ürünü imiş gibi hürriyet, namus ve şeref mefhumları bulunan kitaplar... Diğer tarafta da hiçbir alçaklıktan korkmayan ve her türlü çamur ve iftirayı saçmayı pek tabii sayan, yılan gibi bir dil ve üslup... İşte bu insanlığın kurtuluşunu isteyen basındı. Sonunda anladım ki, kitaplar, ahmaklar ve aydın kişiler için, gazeteler ise halk içindi.