Sultan Yıldırım

Ama bizler , hepimiz, sanki bu böyle değilmiş gibi davranıyoruz. Kolayına kaçıp birbirinden farklı insanları aynı kefeye koyuyoruz, gene kolaylık olsun diye onlara cinayetler, toplu eylemler , ortak görüşler yüklüyoruz.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bütün bir insanlık özel durumlardan başka bir şey değil , yaşam farklılıklara gebe , " yeniden üretim " varsa da asla aynı oluşmuyor. İstisnasız her insan karma bir kimlikle donanmış ; unutulmuş çatlakları, hiç akla gelmeyen dallanmaları ortaya çıkarmak ve kendisinin karmaşık , biricik olduğunu , yerinin başkası tarafından doldurulamayacağini keşfetmesi için kendi kendine birkaç soru sorması yeter.
Kimilerinin vicdan muhasebesi yaptığı gibi, ben de zaman zaman "kimlik muhasebem" dediğim şeyi yaparım. Amacım içimde , yeniden kendime döneceğim herhangi bir "esas" aidiyet bulmak olmadığından-- bu anlaşılacaktır--, bunun tam tersi bir yol izlerim : kimliğimde ne kadar öğe varsa ortaya çıkarmak için belleğimi didik didik eder , bunları toplar , sıralarım , hiçbirini reddetmem.
Sevgilinin lütfunu gördüğünüz zaman sevmek kolaydır. Peki ya kâhrını görünce de , sevebilir misiniz?
Hesap etmeden, haritaya bakmadan gidelim. Ölelim diyecektim az kalsin. Ölmeyelim. Hiç ölmeyelim Anna. Sarilalim diyecektim az kalsin. Içimden böyle seyler de geçiyor iste. Sarilalim, dudaklarin… Tamam sustum. Gitmek istemezsen bir siir miktari kadar otursak diyorum. Siir kalsin istersen, sadece otursak. Oturmasan da olur benimle, sadece ellerimi tut. Ellerimi tutma dilersen sadece yüzüme bak. Yüzüme bak ama Anna, yüzüme bak. Gözlerime bak, gözlerimin içine bak. Gözlerim biraz karanlik. Içinde cenkler, ayinler, kesik damarlar, kapilari yumruklayislar, cipralexler, Turgutlar, Edipler, Sezailer, siyahlar, beyazlar, uykusuzluklar, bitmeyen basagrilari, bildirilerin öfkesi, duvarlara uzun dalmisliklar var. Gözlerim biraz yorgun. Içinde bekleyisler, bekleyisler, bekleyisler, bekleyisler, bekleyisler, bekleyisler… Bekleyisler Anna. Köylü çocuklarin parasiz yatili sonuçlari mesela. Nisanlisi askerde kizlar, kizi ölüm orucundaki baba, babasi tersanede ogul, oglu sizofren anne. Hepsini sayamam gerçi, utançlarim da var. Ama geçecek hepsi, geçecek. Sifali gözlerin her seyi iyi edecek. Gözlerimin içine bakmaktan korkma Anna. Sen adimini attigin andan itibaren Hira dinginligine dönüsecek ortalik. Tanri bizimle de konusur belki.